Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/10126 K.2012/7742
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, zimmete sebebiyet vermek
**HÜKÜM:** Sanık ... hakkında zimmete sebebiyet vermek suçundan açılan davadan beraetine, diğer sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan davada eylemin zincirleme zimmet olarak kabulü ile mahkümiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan vekilinin temyizinin sadece sanık ... hakkında verilen beraet kararına yönelik olup, bu sanık hakkında açılan kamu davasına usulen katılıp, katılan sıfatını almayan ...’nin hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, temyiz incelemesinin sanıklar müdafiilerin temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 43/1, 248/1, 62. maddelerince verilen 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezasının kısa süreli olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluğuna da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç tarihi olan 2004 yılındaki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında, sanık ...'ın zimmetinde kalan 1.047.000.000 lira ile sanık ... ...'nın zimmetinde kalan 971.000.000 liranın pek hafif değerde olduğu kabul edilmesine ve sanıklar hakkında 765 sayılı TCK'nın 219/3. maddesi uygulanmasına rağmen, karşılaştırma yapılırken 5237 sayılı TCK'nın 249. maddesi de tatbik edilip sonucuna göre lehe yasanın tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, tüm sanıklar hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
5083 sayılı Kanunun 1. maddesi ile hükümden sonra 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04/04/2007 tarih ve 2007/11963 sayılı Kararının 1. maddesi uyarınca Adli Para Cezasının Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Zimmet, zimmete sebebiyet vermek
**HÜKÜM:** Sanık ... hakkında zimmete sebebiyet vermek suçundan açılan davadan beraetine, diğer sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan davada eylemin zincirleme zimmet olarak kabulü ile mahkümiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan vekilinin temyizinin sadece sanık ... hakkında verilen beraet kararına yönelik olup, bu sanık hakkında açılan kamu davasına usulen katılıp, katılan sıfatını almayan ...’nin hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, temyiz incelemesinin sanıklar müdafiilerin temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 43/1, 248/1, 62. maddelerince verilen 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezasının kısa süreli olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluğuna da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç tarihi olan 2004 yılındaki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü nazara alındığında, sanık ...'ın zimmetinde kalan 1.047.000.000 lira ile sanık ... ...'nın zimmetinde kalan 971.000.000 liranın pek hafif değerde olduğu kabul edilmesine ve sanıklar hakkında 765 sayılı TCK'nın 219/3. maddesi uygulanmasına rağmen, karşılaştırma yapılırken 5237 sayılı TCK'nın 249. maddesi de tatbik edilip sonucuna göre lehe yasanın tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, tüm sanıklar hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
5083 sayılı Kanunun 1. maddesi ile hükümden sonra 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04/04/2007 tarih ve 2007/11963 sayılı Kararının 1. maddesi uyarınca Adli Para Cezasının Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.