Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/9162 K.2012/4182
Özet: (1) Sanığın köy tüzel kişiliğine verilen parayı zimmete geçirme amacıyla sahte belge ve fatura kullanarak nitelikli zimmet suçunu işlediği iddia edildi; (2) Mahkeme, basit zimmetten hüküm vererek sanığı 2.418.880.000 lira tutarında zimmet için cezalandırdı ancak kararın kanunlara aykırı olduğu gerekçesiyle temyizde bozuldu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM: Basit zimmet suçundan mahkümiyetine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nazara alınarak, sanığın köy tüzel kişiliğine, camii bakım ve onarımı için verilen parayı zimmete geçirebilmek için, ... isimli kişi adına düzenlenen köy masraf senedi ile ... Limited Şirketine ait 29/07/2003 tarihli gerçek dışı fatura kullanma eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulması ve mahkemece zimmet miktarı olarak kabul edilen 2.418.880.000 liranın suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin hafif olduğu dikkate alınıp sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249/1 ve 765 sayılı TCK'nın 219/3. maddeleri uygulanarak tayin edilen cezalarından indirim yapılması hususu da düşünülüp sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de ;
Sanık hakkında basit zimmet suçundan ceza verilirken uygulanan kanun maddesinin 247/1 yerine, 247. maddesi yazılmak suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 24/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM: Basit zimmet suçundan mahkümiyetine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nazara alınarak, sanığın köy tüzel kişiliğine, camii bakım ve onarımı için verilen parayı zimmete geçirebilmek için, ... isimli kişi adına düzenlenen köy masraf senedi ile ... Limited Şirketine ait 29/07/2003 tarihli gerçek dışı fatura kullanma eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulması ve mahkemece zimmet miktarı olarak kabul edilen 2.418.880.000 liranın suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin hafif olduğu dikkate alınıp sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249/1 ve 765 sayılı TCK'nın 219/3. maddeleri uygulanarak tayin edilen cezalarından indirim yapılması hususu da düşünülüp sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de ;
Sanık hakkında basit zimmet suçundan ceza verilirken uygulanan kanun maddesinin 247/1 yerine, 247. maddesi yazılmak suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 24/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.