Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/9062 K.2010/3010
Özet: Uyuşmazlık konusu, fuhuş yaptırmak suçundan sanığın Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla mahkum edilmesinin Yargıtay tarafından incelenmesi ve temyiz süresinin eksik gösterilen yasa yolları nedeniyle geçerli sayılıp sayılmamasıydı. Mahkeme, temyiz itirazının süresi içinde yapıldığını kabul ederek kararın esasını incelemiş ve 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle kararı bozarak hükümden vazgeçmiştir.
Fuhuş yaptırmak suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13.06.2006 gün ve 2003/502 Esas, 2006/234 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Hükümlerde başvurulacak Yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ile şeklinin açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu ve bunlardan birinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesinin Anayasanın 40/2 ve CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırılık teşkil edeceği, 13.06.2006 günlü hükümde ise bu hususlar eksik gösterildiği için, aynı Yasanın 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp, istemin süresi içinde yapıldığı kabul edilerek işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyannca BOZULMASINA, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hükümlerde başvurulacak Yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ile şeklinin açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu ve bunlardan birinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesinin Anayasanın 40/2 ve CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırılık teşkil edeceği, 13.06.2006 günlü hükümde ise bu hususlar eksik gösterildiği için, aynı Yasanın 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp, istemin süresi içinde yapıldığı kabul edilerek işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyannca BOZULMASINA, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.