Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/7093 K.2012/3953
Özet: Uyuşmazlık, sanığın Tarım İl Müdürlüğü’nde veznedar olarak görev yaparken tahsil ettiği paraların günlük kasa defterinde üzerini çizerek banka hesabına yatırıp 13.015,10 TL zimmetine geçirmesiyle ilgili nitelikli zimmet suçundan oluşmaktadır. Mahkeme, bu eylemin basit zimmet olduğuna karar verip cezayı hafifletti ve mahkümiyeti bozarak yeni hükmü kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın veznedar olarak görev yaptığı Tarım İl Müdürlüğünde değişik tarihlerde vezne alındısı ile tahsil ettiği paralardan bir kısmını günlük kasa defterine kaydetmesine rağmen üzerini çizerek gün sonu hesabına dahil etmeyip eksik miktarı banka hesabına yatırarak 13.015,10 TL'nı zimmetine geçirdiği anlaşıldığından, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 2008/7-151, 2009/9 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, nitelikli zimmet suçundaki hileli davranışların, fiilin ortaya çıkmamasını sağlamaya yönelik olmasının yanında, bu sonucu gerçekleştirmeye elverişli olacak nitelikte yoğun ve aldatıcı olması gerekir. Kaba, herkes tarafından anlaşılabilir ve özünde aldatıcı niteliği bulunmayan bir davranışın hileli bir davranış olarak değerlendirilemeyeceğinin belirlenmesine göre, sanığın vezne alındısı karşılığında yaptığı tahsilatlardan günlük kasa defterindeki kayıtlardan üzerlerini çizdiği miktarları zimmetine geçirmek şeklindeki eyleminin, kayıtların basit bir şekilde incelenmesiyle ortaya çıkarıldığı nazara alındığında basit zimmetten mahkümiyeti yerine suç niteliğinde yanılgıya düşülerek nitelikli zimmetten hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki veyalet vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilebileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın veznedar olarak görev yaptığı Tarım İl Müdürlüğünde değişik tarihlerde vezne alındısı ile tahsil ettiği paralardan bir kısmını günlük kasa defterine kaydetmesine rağmen üzerini çizerek gün sonu hesabına dahil etmeyip eksik miktarı banka hesabına yatırarak 13.015,10 TL'nı zimmetine geçirdiği anlaşıldığından, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 2008/7-151, 2009/9 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, nitelikli zimmet suçundaki hileli davranışların, fiilin ortaya çıkmamasını sağlamaya yönelik olmasının yanında, bu sonucu gerçekleştirmeye elverişli olacak nitelikte yoğun ve aldatıcı olması gerekir. Kaba, herkes tarafından anlaşılabilir ve özünde aldatıcı niteliği bulunmayan bir davranışın hileli bir davranış olarak değerlendirilemeyeceğinin belirlenmesine göre, sanığın vezne alındısı karşılığında yaptığı tahsilatlardan günlük kasa defterindeki kayıtlardan üzerlerini çizdiği miktarları zimmetine geçirmek şeklindeki eyleminin, kayıtların basit bir şekilde incelenmesiyle ortaya çıkarıldığı nazara alındığında basit zimmetten mahkümiyeti yerine suç niteliğinde yanılgıya düşülerek nitelikli zimmetten hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki veyalet vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilebileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.