‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/5607 K.2012/3692

Esas No: 2008/5607 · Karar No: 2012/3692 · Karar Tarihi: 12.04.2012
Özet: Uyuşmazlık, Türk Telekom’un telgraf ve telefon hizmetlerini tekel olarak yürütme yetkisiyle ilgili yasa değişikliklerinin hukuka uygunluğu ve bu değişikliklerin şirketin kamu tüzel kişiliği ile denetim yükümlülükleri üzerindeki etkisidir. Mahkeme, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Yasası’nda yapılan düzenlemelerin Türk Telekom’un kamu hizmeti niteliğini koruduğunu ve yasa hükümlerinin geçerli olduğunu kabul ederek mahalli mahkemenin hükmünü onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet

HÜKÜM: Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Türkiye'de haberleşme hizmetlerini düzenleyen temel kanunun 04/02/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Yasası olduğu, bu Yasanın devlet tekelini öngördüğü ve bu hizmetlerin de posta, telgraf ve telefon idaresi tarafından yürütülmesini düzenlendiği,
Bu Yasada özelleştirmeyi kolaylaştıracak düzenlemeler yapılması için 10/06/1994 tarihinde 4000 sayılı Yasanın çıkarıldığı ve 406 sayılı Yasadaki teşkilatın ikiye ayrıldığı, posta ve telgraf, tesis ve işletmesine ilişkin hizmetlerin Posta İşletmesi Genel Müdürlüğünce, telekominikasyon hizmetlerinin ise Türk Telekominikasyon Anonim Şirketince yürütülmesinin düzenlendiği, bu şirketin de 233 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameye tabi olması, Telekom'un kuruluş işlemleri tamamlanıncaya kadar mevcut hizmetlerin Posta İşletmesi Genel Müdürlüğünce yürütülmesinin öngörüldüğü, 03/05/1995 tarih ve 4107 sayılı Yasa ile de geçiş döneminde hizmet aksamasına yol açmamak üzere Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü ve Telekom'un aralarında yapacakları protokollerle personellerinin birbirlerinin hizmetlerinde çalıştırılabilmesinin düzenlendiği,
01/08/1996 tarihli 4161 sayılı Yasa ile de Telekom hisselerinin satışına ilişkin usulî işlemlerin 4046 sayılı Özelleştirme Yasasına göre özelleştirme idaresi tarafından yürütülmesinin öngörüldüğü, bu son iki Yasanın büyük bir bölümünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği,
Bu konuda önemli değişikliğin 27/01/2000 tarihli 4502 sayılı Yasa ile yapıldığı, bu Yasanın 406 sayılı Yasada yaptığı temel değişikliklerin ise şöyle sıralanabileceği: "Telekom'un bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir Anonim Şirket olduğu, 233 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname kapsamından çıkarıldığı, yani bu mevzuatın Telekom'a uygulanamayacağı, ancak TBMM denetimine tabi tutulacağı, Telekom'un yürüttüğü kamu görevi dikkate alınarak hisselerinin yüzde elli birinin hazinede kaldığı sürece Telekomun vereceği hizmetlerin kamu görevlileri eli ile yürütüleceği, bu cümleden olarak Bakanlar Kurulu ve Bakanlık tarafından istihdam edilen Genel Müdür ve Personel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla 399 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname, bunun dışındakilere ise İş Kanunu hükümlerinin uygulanacağı,
Telekom'un bu hizmetleri tekel olarak 31/12/2003 yılına kadar sürdüreceği, Telekom'un kamu tüzel kişiliğe, idari ve mali özerkliğe sahip olduğu, bununla birlikte telekominikasyon alanında düzenleme yapma ve lisans verme yetkisinin Ulaştırma Bakanlığına, denetim yapmanın ise Telekom'a ait bulunduğuna yer verdiği, ayrıca geçici 3. madde ile de Türk Telekominikasyon A.Ş'yi 233 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin KİK bölümünde yer alan kuruluşlar listesinden çıkarıldığını düzenlediği",
Bu Yasanın bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine dava açıldığı, Mahkemenin Anayasaya aykırılık görmeyerek bu istemi red ederken; “yasa koyucunun telekominikasyon hizmetleri açısından yine kamu hukuku rejiminin benimsendiğini, bu hizmetlerin ancak görev sözleşmesi, imtiyaz sözleşmesi, ruhsat ve izin yöntemleri ile yürütülebileceğinin kurala bağlandığını, idarenin koşulları belirlenen, gözetim, denetim ve yaptırım uygulama yetkileri olduğunu, kurumun tarifeleri saptama yükünün bulunduğunu, imtiyaz sahibi şirketin bedel ve ücretleri saptamakta serbest olmadığını, kamu hizmetinin gerçek sahibinin Devlet-İdare, bu hizmetin imtiyazını vermekle sorumluluktan kurtulmuş olmayacağından işletmenin üzerinde denetim ve gözetim yapacağını" gerekçeler olarak belirttiği,
Bu sefer 406 sayılı Yasada daha ileri bir değişiklik getiren 12/05/2001 gün ve 4673 sayılı Yasanın yürürlüğe sokulduğu, bununla da sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurumlarına uygulanan mevzuatın Telekom'a uygulanamayacağı, Telekom'un yönetim kurulunda Devlete ait bir imtiyazlı hisse bulunacağı, önemli kararlarda bu hissenin onay vermemesi halinde işlemin yürürlüğe giremeyeceği, yabancılara yapılacak hisse satışının yüzdekırkbeşi geçemeyeceği, telekominikasyon alanında düzenleyici işlemler yapma, lisans verme, sözleşme imzalama ve denetleme yetkilerinin Telekom'a geçtiği, bununla beraber imtiyaz sözleşmesi ile yürütülecek telekominikasyon hizmetleri veya alt yapısına yönelik yetkilendirmeye ilişkin planlar Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından onaylanacağı, kamu payı yüzde ellinin altına düştüğünde Telekom'un tekel haklarının ortadan kalkacağının düzenlediği,
Özelleştirme idaresi tarafından 25/07/2005 tarihinde hisse satışının gerçekleştirildiği, özelleştirilip devlete 1 adet imtiyazlı hisse hakkı tanındığı, bu tarihten sonra işlenen eylemlerin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı,
Suç tarihleri 10/04/2002-10/05/2002 arasında Telekomdaki kamu hissesinin halen yüzde ellinin altına düşmediği, daha doğrusu, hizmetlerin idarece atanmış 399 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameye ve 1475 sayılı Yasaya tabi personel ve yapılan protokoller uyarınca Posta İşletmeleri çalışanları tarafından görüldüğü nazara alındığında,
Türk Telekom A.Ş. ... İşletme Şefliğinde sözleşmeli personel olup hizmetli kadrosunda çalışan sanığın, 2 no lu gişe memurunun izinli olması nedeniyle 10/04/2002-10/05/2002 tarihleri arasında gişede telefon görüşme bedellerini tahsil ile görevlendirildiği, bu süreler içerisinde 9 adet telefon faturasını tahsil ettiği halde kayıtlara intikal ettirmeyip toplam 259.300.000 lira parayı mal edindiği, telefonları görüşmeye kapanan abonelerin üzerinde 2 no lu gişenin tahsilat damgası bulunan faturalarla birlikte kuruma müracaatları sonucu, daire dışı bilgi ve belgelerle anılan fiillerinin belirlenebildiği, tahsilatları kurum kayıtlarında göstermeyerek zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğu ve bu suretle nitelikli zimmet suçunu işlediğinin anlaşılmasına göre delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?