Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/5586 K.2012/3364
Özet: Uyuşmazlık, Anadolu Lisesinde mutemet olarak görev yapan sanığın, öğretmenlerin ücretsiz izinli olduğu halde maaş bordosuna sahte kayıt yaparak ve banka üzerinden mal müdürlüğüne iade edilmesi gereken parayı kendisi alıp zimmet işlemiyle elde ettiği iddiasıdır. Mahkeme, bu eylemlerin basit zimmet suçunu oluşturduğunu kabul ederek sanığa 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesine göre cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar hak ve yetkinin kullanımının yasaklanmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İddia, savunma, tanık beyanları, bilirkişi raporu, bordro, banka ekstresi ve tüm dosya içeriğinden, ... Anadolu Lisesinde mutemet olarak görev yapan sanığın, öğretmenler ... ve ... ücretsiz izinli oldukları halde Ekim 2000 maaş bordosunda çalışıyor gibi göstererek adlarına maaş tahakkuk ettirdiği, okul müdürünün yanlışlığı fark ettiği ancak bordroların teslimi için son gün olması ve diğer memurların maaşlarını zamanında alabilmesini temin için bordroyu imzaladığı, 17/10/2000 tarihli yazı ile de sehven tahakkuk ettirilmiş maaşları bloke ettirerek sanığa, bankadan çekip tekrar mal müdürlüğüne yatırması için yetki verdiği, bankadan mal müdürlüğüne iade edilmek üzere ibaresi ile paranın teslim edildiği, ancak sanığın kendisine yasal olarak tevdii edilen parayı bankadan çekip mal müdürlüğüne yatırmayarak mal edindiği, bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin basit zimmet suçuna uyduğunun anlaşılmasına göre yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişe karşı işlenen zimmet suçunun aynı zamanda ve aynı mağdura karşı işlenmesi karşısında yasal şartları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanarak fazla ceza tayini;
Zimmet miktarı 443.190 liranın suç tarihi olan 16/10/2000 itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin hafif ve az olduğu dikkate alınıp sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249/1. maddesi uygulanarak tayin edilen cezasından indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet ve kayyımlığa ait hakların koşullu salıvermeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İddia, savunma, tanık beyanları, bilirkişi raporu, bordro, banka ekstresi ve tüm dosya içeriğinden, ... Anadolu Lisesinde mutemet olarak görev yapan sanığın, öğretmenler ... ve ... ücretsiz izinli oldukları halde Ekim 2000 maaş bordosunda çalışıyor gibi göstererek adlarına maaş tahakkuk ettirdiği, okul müdürünün yanlışlığı fark ettiği ancak bordroların teslimi için son gün olması ve diğer memurların maaşlarını zamanında alabilmesini temin için bordroyu imzaladığı, 17/10/2000 tarihli yazı ile de sehven tahakkuk ettirilmiş maaşları bloke ettirerek sanığa, bankadan çekip tekrar mal müdürlüğüne yatırması için yetki verdiği, bankadan mal müdürlüğüne iade edilmek üzere ibaresi ile paranın teslim edildiği, ancak sanığın kendisine yasal olarak tevdii edilen parayı bankadan çekip mal müdürlüğüne yatırmayarak mal edindiği, bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin basit zimmet suçuna uyduğunun anlaşılmasına göre yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişe karşı işlenen zimmet suçunun aynı zamanda ve aynı mağdura karşı işlenmesi karşısında yasal şartları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanarak fazla ceza tayini;
Zimmet miktarı 443.190 liranın suç tarihi olan 16/10/2000 itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin hafif ve az olduğu dikkate alınıp sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249/1. maddesi uygulanarak tayin edilen cezasından indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet ve kayyımlığa ait hakların koşullu salıvermeye kadar kısıtlanması yerine infaz süresince yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde kazanç müsaderesine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.