‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/4342 K.2012/3360

Esas No: 2008/4342 · Karar No: 2012/3360 · Karar Tarihi: 05.04.2012
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2005/259 Esas sayılı ana dosyada; müteselsilen nitelikli zimmet, görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (sanık ... hak.), müteselsilen nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma (sanık ... hak.), müteselsilen nitelikli zimmet (sanık ... hak.), görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (sanık ... hak.), nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğine iştirak (sanık ... hak.), görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ..., ... hak.), kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğine iştirak (sanıklar ... ve ... hak.)
2001/170 Esas sayılı birleşen dosyada; basit zimmet (sanıklar ... ve ... hak.)

**HÜKÜM:** Sanıklardan ...'nin zimmet, ...'in kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ..., ..., ...ve ...'in görevi kötüye kullanma, ... ve ...'in kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğine iştirak suçlarından ayrı ayrı beraetlerine, sanıklar ... ve ...'un zincirleme biçimde nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma, sanık ...'in zincirleme biçimde nitelikli zimmet, sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkümiyetlerine,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklardan ... hakkında zimmet suçundan verilen beraet kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından müdafiin temyiz isteminin adı geçen sanık yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı ve hükmolunan ceza miktarları gereğince sanıklar ... ve ... müdafiin, süresinden sonra vaki olması nedeniyle de sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİYLE, incelemenin katılan vekili ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... hakkında iddianame içeriğine göre dava açıldığı halde hüküm verilmeyen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğine iştirak suçundan dolayı dosyanın mahkemesince ele alınarak zamanaşımı süresince karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar ..., ..., ...ve ... haklarında görevi kötüye kullanma, ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliğine iştirak suçlarından verilen beraet, ... ve ... haklarında ise görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara isnat olunan ve 765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, aynı Yasanın 339. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen on yıllık asli dava zamanaşımına tabi olduğu, görevi kötüye kullanma suçu yönünden 1999 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak suçları bakımından ise 26/02/2001 olan sorgu tarihleri ile inceleme günü arasında on yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu itibarla kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği ve temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle ve bu gerekçe ile ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, mahkemece sahte evraklar düzenledikleri kabul edilen sanıkların eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen zimmet suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, suç tarihinde kamu görevlisi olmadığı anlaşılan sanık ...’in eylemlerinin bunlardan hangisine temas ettiğine ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmeden asli fail olarak cezalandırılması,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sanıkların 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Sanık ... hakkında TCK'nın 53/5. maddesine göre cezanın infazından sonra başlamak üzere sadece kötüye kullanılmış olan aynı maddenin 1-d fıkrasındaki hak ve yetkiyi kullanmasının yasaklanması yerine 53/1-a fıkrasında yer alan haklardan yasaklanmasına hükmedilmesi,
Suç tarihlerinde kooperatif ortağı olmaktan başka bir sıfatı bulunmayan sanıklardan ... hakkında yasal koşulları bulunmadığı halde TCK'nın 53/5. madde ve fıkra hükmünün uygulanması,
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Ana sözleşmenin 47 ve 1581 sayılı Yasanın 20. maddesi delaletiyle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/son maddesindeki “Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları, bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır." hükmü karşısında, kooperatif yönetim kurulu üyesi olan sanığın aynı zamanda bacanağı ve kooperatif üyesi olan ...'nin bilgisi ve rızası dışında 2500 kg. süt yemi karşılığı olan 140.000.000 lira (140,00 TL.) tutarındaki 23/11/1998 tarih ve 8369 sayılı borç senedini mağdur ... adına imzalayıp tanzim ettirmesi eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 339/1 (5237 sayılı TCK'nın 204/2.) maddelerindeki 'memurun resmi belgede sahteciliği suçu'nu oluşturduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesi uygulanması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Sanıktan tahsili gereken yargılama gideri miktarının hüküm fıkrasında açıkça gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 324/3. maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
Sahte borç senedi düzenlemek eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 342/1. maddesinde ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının kabul olunmasına göre; 765 sayılı Kanunda yer almayıp, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkümiyetin kanuni sonucu uygulanan güvenlik tedbirlerinin bulunması itibariyle 5237 sayılı Yasanın sanık aleyhine olduğu gözetilmeden, sanığın cezasının 5237 sayılı Yasaya göre hükmolunması,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle ve sanığın adlı sicil kaydı da nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sanığın 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?