Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/4058 K.2010/7473
Özet: Mahkeme, 26.06.2006 tarihli Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesi kararının süresi içinde yürütülen inceleme sonucunda; 765 sayılı TCK 102/4. maddeye göre 5 yıllık zammanaşımı süresi 10.10.2005 tarihinden itibaren kesilmediğini tespit edip, CMUK 321. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK 7/2. madde ve 5320 sayılı Kanun 8/1. madde dikkate alınarak, kararını bozmasını ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesini, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle kabul etmiştir.
Irz ve namus tasaddide bulunma ve reşit olmayan mağdureyi rızaen alıkoyma suçlarından sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan beraetlerine dair, Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.06.2006 gün ve 2005/582 Esas, 2006/495 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Irz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan mağdureyi rızaen alıkoyma suçları için kanunda öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 10.10.2005 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Irz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan mağdureyi rızaen alıkoyma suçları için kanunda öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 10.10.2005 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.