Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/2164 K.2012/1424
Özet: Uyuşmazlık, sanığın zimmet ve zimmete sebebiyet verme suçlarından dolayı verilen beraet hükmünün zamanaşımı nedeniyle iptal edilmesi ve ilgili cezanın düşmesiyle ilgilidir; mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi uyarınca kararını bozarak sanığın kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesini ve beraet hükmünün geçersiz kılınmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet, zimmete sebebiyet verme
HÜKÜM: Beraet, mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı ile istemin süresinden sonra vaki olduğu nazara alınarak sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında zimmete sebebiyet verme suçundan kurulan beraet hükmünün incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 21/04/2005 tarihli sanığın sorgusu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümde uygulanan 765 sayılı TCK'nın 202/1, 80, 219/3, 202/3 ve 59/2 maddelerinin 5237 sayılı TCK'daki karşılığının 247/1, 249/1, 43, 248/2 ve 62/1 maddeleri olduğu, lehe kanun değerlendirmesi yapılırken 5237 sayılı TCK'nın değer azlığına ilişkin 249/1. maddesinin de uygulanması gerektiği gözetilmeden 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğuna hükmedilmesi,
Kabule göre de;
1- Sanığın kabul ettiği bir kısım gönderi ve fatura bedellerini ilgili liste veya defterlere kaydetmediği, bu nedenle eylemin kayıtların kontrolü sonucu tespitinin mümkün olmadığı ve ancak gönderi sahiplerinin müracaatı üzerine tespit edilebildiğinin anlaşılması karşısında eylemin 765 sayılı TCK'nın 202/2 veya 5237 sayılı TCK'nın 247/2. maddesine uyan nitelikli zimmet suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
2- Dosya içinde mevcut ... PTT Başmüdürlüğünün 06/02/2006 tarih 00875 sayılı yazısı ekinde bulunan ayrıntılı hesap icmaline göre, soruşturma başladıktan sonra ve fakat iddianamelerin tanzim tarihlerinden önce her bir iddianameye konu zimmet miktarının iade edildiğinin anlaşılması karşısında 765 sayılı TCK'nın 202/3 maddesi veya 5237 sayılı TCK'nın 248/2. maddesi 1. cümlesi uyarınca hükmolunan cezada yarı oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden zararın hükümden önce giderildiğinden bahisle cezada 1/3 oranında indirim yapılması,
3- Kendisini vekille temsil ettiren katılan yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
4- Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet, zimmete sebebiyet verme
HÜKÜM: Beraet, mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı ile istemin süresinden sonra vaki olduğu nazara alınarak sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında zimmete sebebiyet verme suçundan kurulan beraet hükmünün incelenmesinde;
Sanığa isnat olunan suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 21/04/2005 tarihli sanığın sorgusu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümde uygulanan 765 sayılı TCK'nın 202/1, 80, 219/3, 202/3 ve 59/2 maddelerinin 5237 sayılı TCK'daki karşılığının 247/1, 249/1, 43, 248/2 ve 62/1 maddeleri olduğu, lehe kanun değerlendirmesi yapılırken 5237 sayılı TCK'nın değer azlığına ilişkin 249/1. maddesinin de uygulanması gerektiği gözetilmeden 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğuna hükmedilmesi,
Kabule göre de;
1- Sanığın kabul ettiği bir kısım gönderi ve fatura bedellerini ilgili liste veya defterlere kaydetmediği, bu nedenle eylemin kayıtların kontrolü sonucu tespitinin mümkün olmadığı ve ancak gönderi sahiplerinin müracaatı üzerine tespit edilebildiğinin anlaşılması karşısında eylemin 765 sayılı TCK'nın 202/2 veya 5237 sayılı TCK'nın 247/2. maddesine uyan nitelikli zimmet suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
2- Dosya içinde mevcut ... PTT Başmüdürlüğünün 06/02/2006 tarih 00875 sayılı yazısı ekinde bulunan ayrıntılı hesap icmaline göre, soruşturma başladıktan sonra ve fakat iddianamelerin tanzim tarihlerinden önce her bir iddianameye konu zimmet miktarının iade edildiğinin anlaşılması karşısında 765 sayılı TCK'nın 202/3 maddesi veya 5237 sayılı TCK'nın 248/2. maddesi 1. cümlesi uyarınca hükmolunan cezada yarı oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden zararın hükümden önce giderildiğinden bahisle cezada 1/3 oranında indirim yapılması,
3- Kendisini vekille temsil ettiren katılan yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
4- Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.