Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/16410 K.2012/6468
4603 sayılı Kanun765 sayılı Kanun5237 sayılı Kanun5411 sayılı Bankalar Yasa765 sayılı Yasa5320 sayılı Yasa5237 sayılı TCK5271 sayılı CMK
Özet: 5. Ceza Dairesi 2008/16410 E., 2012/6468 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Zimmet HÜKÜM: Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre bozmaya uyularak; sahte Devlet Tahvili tedavüle koymak suçundan hükümlü bulunan sanık ...'ün bu cezasının infazından sonra İstanbul'a yerleştiği, ticari faaliyetlerindeki kısıtlama nedeniyle bazı arkadaşlarına şirketler kurdurduğu, sanık ...
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre bozmaya uyularak; sahte Devlet Tahvili tedavüle koymak suçundan hükümlü bulunan sanık ...'ün bu cezasının infazından sonra İstanbul'a yerleştiği, ticari faaliyetlerindeki kısıtlama nedeniyle bazı arkadaşlarına şirketler kurdurduğu, sanık ...'un bu şirketlerin mali koordinatörlüğünü, kendisinin de danışmanlığını üstlendiği, sanık ...'e kurdurduğu ... Şirketinin, Emlak Bankası ... şubesinden 65 milyon DEM.lik kredi talebinde bulunduğu, katılan bankanın şube müdürü olup vefatı nedeniyle hakkındaki kamu davalarının düşürülmesine karar verilen sanık ...'ın, banka yönetim kurulunun öngördüğü şartlara aykırı olarak yeterli teminatları almadan 28/10/1992 ve 02/11/1992 tarihlerinde iki ayrı taksit halinde bu krediyi şirkete kullandırmaya başladığı, durumun genel müdürlükçe farkedilmesi üzerine şirket yetkilileri ve sanık ... ile temasa geçilerek Devlet Tahvili, çek, senet ve gayrimenkul ipoteği gibi teminatlar alındığı, bunların paraya çevrildiği, ancak kur farkı ve faiz alacağından doğan 35.627.594.468 lira tutarındaki banka zararının kapatılmadığı, bu şekilde gelişen sanıkların eylemlerinin ...'ın zimmet eylemine iştirak niteliğinde olduğu, kabul edilmiş ise de;
Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08/02/2005 gün ve 2005/146-7 sayılı Kararında belirtildiği üzere, suç tarihinden sonra 25/11/2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunla Türkiye Emlak Bankası personelinin memur gibi cezalandırılması olanağının bulunmaması nedeniyle, sanıkların, sübutu kabul edilen eylemlerinin 765 sayılı Kanunun 2/2 ve 5237 sayılı Kanunun 7/2. maddeleri de dikkate alınıp 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Yasasında düzenlenen zimmet suçuna uyacağı, anılan Yasalarda öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 15 yıllık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 02/11/1992 ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre bozmaya uyularak; sahte Devlet Tahvili tedavüle koymak suçundan hükümlü bulunan sanık ...'ün bu cezasının infazından sonra İstanbul'a yerleştiği, ticari faaliyetlerindeki kısıtlama nedeniyle bazı arkadaşlarına şirketler kurdurduğu, sanık ...'un bu şirketlerin mali koordinatörlüğünü, kendisinin de danışmanlığını üstlendiği, sanık ...'e kurdurduğu ... Şirketinin, Emlak Bankası ... şubesinden 65 milyon DEM.lik kredi talebinde bulunduğu, katılan bankanın şube müdürü olup vefatı nedeniyle hakkındaki kamu davalarının düşürülmesine karar verilen sanık ...'ın, banka yönetim kurulunun öngördüğü şartlara aykırı olarak yeterli teminatları almadan 28/10/1992 ve 02/11/1992 tarihlerinde iki ayrı taksit halinde bu krediyi şirkete kullandırmaya başladığı, durumun genel müdürlükçe farkedilmesi üzerine şirket yetkilileri ve sanık ... ile temasa geçilerek Devlet Tahvili, çek, senet ve gayrimenkul ipoteği gibi teminatlar alındığı, bunların paraya çevrildiği, ancak kur farkı ve faiz alacağından doğan 35.627.594.468 lira tutarındaki banka zararının kapatılmadığı, bu şekilde gelişen sanıkların eylemlerinin ...'ın zimmet eylemine iştirak niteliğinde olduğu, kabul edilmiş ise de;
Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 08/02/2005 gün ve 2005/146-7 sayılı Kararında belirtildiği üzere, suç tarihinden sonra 25/11/2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunla Türkiye Emlak Bankası personelinin memur gibi cezalandırılması olanağının bulunmaması nedeniyle, sanıkların, sübutu kabul edilen eylemlerinin 765 sayılı Kanunun 2/2 ve 5237 sayılı Kanunun 7/2. maddeleri de dikkate alınıp 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Yasasında düzenlenen zimmet suçuna uyacağı, anılan Yasalarda öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 15 yıllık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 02/11/1992 ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.