Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/16049 K.2012/6083
Özet: (1) Uyuşmazlık, kooperatifin arsasını yüksek bedelle satıp tapuda düşük göstererek zimmet yapma ve görevi kötüye kullanma suçlarıdır; (2) Mahkeme, Tevfik, Zafer ve Şinasi'nin basit zimmet suçlarından mahkumiyetini, Ahmet, Orhan vb. sanıkların ise zimmet suçlarından beraatını ve tüm sanıklar hakkında görev kötüye kullanma davasının ortadan kaldırılmasını hükmederek, ardından zamanaşımı nedeniyle bu kararları iptal edip dava dosyalarını düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
..., ..., ...
SUÇ: Zimmet ve görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Sanıklar Tevfik, Zafer ve ...'nin basit zimmet suçlarından mahkümiyetlerine, sanıklar
Ahmet, Orhan ve ...'ın ise zimmet suçlarından beraetlerine ve tüm sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın ortadan kaldırılmasına dair hüküm
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan beraet hükmünün gerekçesine yönelik bir itirazı bulunmayan müdafiin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin tüm sanıklar hakkında katılanlar vekilinin talebiyle ve sanıklar Tevfik, Zafer ve Şinasi müdafiilerin temyizleriyle sınırlı olarak ve tayin olunan sonuç ceza miktarına nazaran koşulları bulunmadığından sanıklar Tevfik, Zafer ve Şinasi müdafilerin duruşmalı temyiz taleplerinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
11/04/1997 olan suç tarihinin karar başlığına 09/07/1999 ve öncesi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Suç tarihlerinde kooperatifin yönetim kurulu üyesi olan sanıklar Tevfik, Zafer ve Şinasi'nin kooperatifin arsasını yükleniciye yüksek bedelde sattıkları halde tapuda ve kayıtlarda bunu düşük göstererek aradaki miktarı zimmetlerine geçirme eylemlerinin sanıkların kooperatif üyelerine gönderdikleri yazı, hazırladıkları yönetim kurulu raporu gibi belgelerle anlaşıldığı gibi üyelerin de bu hususu fark ederek şikayette bulunmaları ve oluşun da mahkemece bu şekilde kabul edilmesine nazaran basit zimmet niteliğinde olduğu, gerek bu sanıklara gerekse sanıklar Orhan, Burhan ve ...'a isnat
.../...
-2-
edilen ve 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde düzenlenen bu suça öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen on yıllık asli ve onbeş yıllık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan sanıkların sorgularının yapıldığı tarihler olan 30/03/1998, 31/03/1998, 22/05/1998'den itibaren mahkümiyet ve beraet hükümlerinin verildiği tarih olan 01/07/2008 gününe kadar on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu itibarla bu davaların ve tüm sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde mahkümiyet, beraet ve ortadan kaldırma hükmü tesis edilmesi kanuna aykırı ve sanıklar müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
M.K
..., ..., ...
SUÇ: Zimmet ve görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Sanıklar Tevfik, Zafer ve ...'nin basit zimmet suçlarından mahkümiyetlerine, sanıklar
Ahmet, Orhan ve ...'ın ise zimmet suçlarından beraetlerine ve tüm sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın ortadan kaldırılmasına dair hüküm
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan beraet hükmünün gerekçesine yönelik bir itirazı bulunmayan müdafiin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin tüm sanıklar hakkında katılanlar vekilinin talebiyle ve sanıklar Tevfik, Zafer ve Şinasi müdafiilerin temyizleriyle sınırlı olarak ve tayin olunan sonuç ceza miktarına nazaran koşulları bulunmadığından sanıklar Tevfik, Zafer ve Şinasi müdafilerin duruşmalı temyiz taleplerinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
11/04/1997 olan suç tarihinin karar başlığına 09/07/1999 ve öncesi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Suç tarihlerinde kooperatifin yönetim kurulu üyesi olan sanıklar Tevfik, Zafer ve Şinasi'nin kooperatifin arsasını yükleniciye yüksek bedelde sattıkları halde tapuda ve kayıtlarda bunu düşük göstererek aradaki miktarı zimmetlerine geçirme eylemlerinin sanıkların kooperatif üyelerine gönderdikleri yazı, hazırladıkları yönetim kurulu raporu gibi belgelerle anlaşıldığı gibi üyelerin de bu hususu fark ederek şikayette bulunmaları ve oluşun da mahkemece bu şekilde kabul edilmesine nazaran basit zimmet niteliğinde olduğu, gerek bu sanıklara gerekse sanıklar Orhan, Burhan ve ...'a isnat
.../...
-2-
edilen ve 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde düzenlenen bu suça öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirlenen on yıllık asli ve onbeş yıllık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan sanıkların sorgularının yapıldığı tarihler olan 30/03/1998, 31/03/1998, 22/05/1998'den itibaren mahkümiyet ve beraet hükümlerinin verildiği tarih olan 01/07/2008 gününe kadar on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu itibarla bu davaların ve tüm sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde mahkümiyet, beraet ve ortadan kaldırma hükmü tesis edilmesi kanuna aykırı ve sanıklar müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
M.K
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.