Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/14968 K.2012/5885
Özet: Uyuşmazlık, sanığın köy muhtarlığı sırasında aldığı para ve ilgili belgelerin zimmet suçunu oluşturup oluşturmadığı üzerineydi; mahkeme, eksik delil ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak sanığa fazla ceza tayin etti. Mahkeme kararı, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle bozuldu ve sanığın cezası iptal edildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece hükme esas alınan 03/09/2007 tarihli Sayıştay Uzman Denetçileri tarafından hazırlanan üçlü bilirkişi raporunda, köy muhtarlığı sırasında sanığın zimmetine para geçirdiğinden bahisle açılan davadaki belgelerin Ortadüzü Köyü Muhtarlığı'nın 1999 yılı işlemlerine ait belgeler olduğu, sanık hakkında zimmet suçundan daha önce Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi'ne 27/03/1998 tarih ve 2008/530 Esas no'lu iddianameyle açılıp kesinleşen dava dosyasındaki belgelerin ise 1996 ve 1997 yıllarına ait gelir ve gidere ait belgeler olduğu belirtilmiş ise de; dosyada mevcut 15/02/2000 tarihli zimmet tevdi raporu ve ekindeki Ek- 6 no'lu belgeye göre zimmete konu paraların 1998 yılı köy tahsilatlarına ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, tutanakta yer alan numaraları belirtilen ancak düzenlenme tarihi bulunmayan tahsilat fişlerinin aslı veya onaylı örneği denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınarak zimmet suçundan kesinleşen Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin 1998/54 Esas, 2000/228 Karar sayılı dava dosyasındaki iddianamenin düzenlenme tarihi olan 27/03/1998 tarihinden önce tahsilatların gerçekleştiğinin anlaşılması halinde her iki dosyadaki eylemlerin tümünün zincirleme biçimde tek zimmet suçunu oluşturacağından ve önceki dosyada 765 sayılı TCK'nın 80. maddesi uygulanarak hükmün kesinleştiğinin anlaşılması nedeniyle sadece para cezası tayini ile yetinilmesi, anılan tahsilatların önceki iddianamenin düzenlenme tarihinden sonra olması halinde ise bu dosyadaki eylemin müstakil bir suç oluşturacağı gözetilmeden eksik soruşturma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Dosyada mevcut Ziraat Bankası Erzurum Şubesi yazıları ve ödeme belgeleri suretinden sanığın zimmetine geçirdiği paraları hükümden önce 08/09/2006 tarihinde Ortadüzü Köyü hesabına yatırdığının anlaşılması karşısında cezasından TCK'nın 248/2-son cümlesi gereği indirim yapılmayarak sanığa fazla ceza tayini,
Dairemizce'de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 sayılı TCK'nın 55/2. maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece hükme esas alınan 03/09/2007 tarihli Sayıştay Uzman Denetçileri tarafından hazırlanan üçlü bilirkişi raporunda, köy muhtarlığı sırasında sanığın zimmetine para geçirdiğinden bahisle açılan davadaki belgelerin Ortadüzü Köyü Muhtarlığı'nın 1999 yılı işlemlerine ait belgeler olduğu, sanık hakkında zimmet suçundan daha önce Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi'ne 27/03/1998 tarih ve 2008/530 Esas no'lu iddianameyle açılıp kesinleşen dava dosyasındaki belgelerin ise 1996 ve 1997 yıllarına ait gelir ve gidere ait belgeler olduğu belirtilmiş ise de; dosyada mevcut 15/02/2000 tarihli zimmet tevdi raporu ve ekindeki Ek- 6 no'lu belgeye göre zimmete konu paraların 1998 yılı köy tahsilatlarına ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, tutanakta yer alan numaraları belirtilen ancak düzenlenme tarihi bulunmayan tahsilat fişlerinin aslı veya onaylı örneği denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınarak zimmet suçundan kesinleşen Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin 1998/54 Esas, 2000/228 Karar sayılı dava dosyasındaki iddianamenin düzenlenme tarihi olan 27/03/1998 tarihinden önce tahsilatların gerçekleştiğinin anlaşılması halinde her iki dosyadaki eylemlerin tümünün zincirleme biçimde tek zimmet suçunu oluşturacağından ve önceki dosyada 765 sayılı TCK'nın 80. maddesi uygulanarak hükmün kesinleştiğinin anlaşılması nedeniyle sadece para cezası tayini ile yetinilmesi, anılan tahsilatların önceki iddianamenin düzenlenme tarihinden sonra olması halinde ise bu dosyadaki eylemin müstakil bir suç oluşturacağı gözetilmeden eksik soruşturma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Dosyada mevcut Ziraat Bankası Erzurum Şubesi yazıları ve ödeme belgeleri suretinden sanığın zimmetine geçirdiği paraları hükümden önce 08/09/2006 tarihinde Ortadüzü Köyü hesabına yatırdığının anlaşılması karşısında cezasından TCK'nın 248/2-son cümlesi gereği indirim yapılmayarak sanığa fazla ceza tayini,
Dairemizce'de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 sayılı TCK'nın 55/2. maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.