Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/10643 K.2011/455
Irz ve namusa tasaddide bulunma, zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçmeye teşebbüs suçundan sanıklar ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıkların kaçırma ve ırz ve namusa tasaddide bulunma suçlarından mahkümiyetlerine dair, Dinar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2007 gün ve 2006/2 Esas, 2007/13 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 431. maddesi gereğince temel ceza alt sınırdan tayin edildiği halde, lehe yasa karşılaştırması sırasında bu kez 5237 sayılı TCK.nun 109/2. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırından 1 yıl uzaklaşılarak oranlılık ilkesine aykırı hareket edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanıklar hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçu ile sanık ... hakkında ayrıca kaçırıp alıkoyma suçu yönünden 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi ve sanık ...’e verilen ceza miktarına göre de hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerekirken ceza miktarına göre ve kanun gereği uygulanamayacağına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 431. maddesi gereğince temel ceza alt sınırdan tayin edildiği halde, lehe yasa karşılaştırması sırasında bu kez 5237 sayılı TCK.nun 109/2. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırından 1 yıl uzaklaşılarak oranlılık ilkesine aykırı hareket edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanıklar hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçu ile sanık ... hakkında ayrıca kaçırıp alıkoyma suçu yönünden 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi ve sanık ...’e verilen ceza miktarına göre de hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerekirken ceza miktarına göre ve kanun gereği uygulanamayacağına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.