Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/10185 K.2011/1827
Zorla kaçırıp alıkoymaya tam teşebbüs ve sarkıntılık suçlarından sanık ...’nin, zorla kaçırıp alıkoymaya tam teşebbüs suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sarkıntılık suçlarından, sanık ...’in cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkümiyetlerine dair, Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.02.2007 gün ve 2005/93 Esas, 2007/127 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı kararı gereğince sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında sarkıntılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.06.2008 gün ve 2008/149-163, 13.11.2007 gün, 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK.nun 231/5-6 maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından isteme bağlı olmaksızın değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu gözetilmeden, aynı maddenin 7. fıkrasına aykırı şekilde hükmolunan adli para cezasının ertelendiğinden bahisle uygulanmamasına karar verilmesi,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Yasanın 106 ve 122. maddeleri hükümleri karşısında 647 sayılı Kanunun 5/5. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sanıklar hakkında cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere gelince;
Olay günü saat 16.50 sıralarında mağdurenin ... plakalı kırmızı ... araca zorla bindirilerek kaçırıldığına ilişkin ihbarın haber merkezi tarafından anons edilmesini müteakip, sanıkların mağdure üzerinde hakimiyet tesis edemeden ... Caddesi üzerinde bulunan polis ekibi tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.na göre eksik teşebbüs aşamasında kaldığı ve lehe yasanın buna göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Lehe yasa değerlendirmesi sırasında 765 sayılı Kanunun 430/1. maddesi uyarınca temel ceza azami had olan 10 yıl üzerinden belirlendiği halde, 5237 sayılı TCK.nun 109/2, 3-b-f, 5. maddesine göre asgari hadden uygulama yapılarak oranlılık ilkesinin ihlali suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı kararı gereğince sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında sarkıntılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.06.2008 gün ve 2008/149-163, 13.11.2007 gün, 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK.nun 231/5-6 maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından isteme bağlı olmaksızın değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu gözetilmeden, aynı maddenin 7. fıkrasına aykırı şekilde hükmolunan adli para cezasının ertelendiğinden bahisle uygulanmamasına karar verilmesi,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Yasanın 106 ve 122. maddeleri hükümleri karşısında 647 sayılı Kanunun 5/5. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sanıklar hakkında cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere gelince;
Olay günü saat 16.50 sıralarında mağdurenin ... plakalı kırmızı ... araca zorla bindirilerek kaçırıldığına ilişkin ihbarın haber merkezi tarafından anons edilmesini müteakip, sanıkların mağdure üzerinde hakimiyet tesis edemeden ... Caddesi üzerinde bulunan polis ekibi tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.na göre eksik teşebbüs aşamasında kaldığı ve lehe yasanın buna göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Lehe yasa değerlendirmesi sırasında 765 sayılı Kanunun 430/1. maddesi uyarınca temel ceza azami had olan 10 yıl üzerinden belirlendiği halde, 5237 sayılı TCK.nun 109/2, 3-b-f, 5. maddesine göre asgari hadden uygulama yapılarak oranlılık ilkesinin ihlali suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.