Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/6633 K.2011/22997
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın basit zimmet suçundan dolayı mahkümiyet kararı ve bu kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.12.2008 tarihli 2008/146‑235 sayılı kararına göre incelenmesiyle ilgili olarak, mağdurun belli olması ve maddi menfaatin iade edilebileceği durumlarda suçun maddi konusunun değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle bozma talebinin reddedilmesidir. (2) Mahkeme, sanığın basit zimmet suçundan mahkumiyetine rağmen güvenlik tedbirleri ve hak yoksunluğu hükümlerini uygulamadan, eylemin 1,5 yıl süreyle gizlenmiş olmasına rağmen yine de basit zimmet olarak hüküm koyarak kararını bozma karar
Zimmet suçundan sanık ...'un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.03.2006 gün ve 2005/526 Esas, 2006/86 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2008 gün ve 2008/146-235 sayılı kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda suçun maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilerek bu yönden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında mahkümiyet kararı verilmesine rağmen TCK.nun 53. maddesinde yer alan güvenlik tedbirlerine hükmedilmemesi, ayrıca suçun TCK.nun 53/1-a maddesinde yer alan hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesindeki hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Bozma öncesi verilen ilk kararda basit zimmetten hüküm kurulmasına rağmen bozma sonrası verilen temyize konu kararının gerekçesinde eylemin 1,5 yıl süre ile çeşitli hesap hileleri ile de gizlenmek suretiyle işlendiği belirtilmesine rağmen bu gerekçeyle çelişecek şekilde basit zimmet suçundan hüküm kurulması,
Dosya içerisinde yer alan 21.05.2002 tarihli ve 2.179,20 TL para miktarı içeren 2. tespit tutanak içeriği de gözetilerek sanığın zimmetine geçirdiği belirtilen gerçek ve toplam miktarın denetime imkan verecek şekilde net olarak gerekirse bilirkişi yardımıyla saptanmasından sonra lehe yasa karşılaştırılması gözetilerek sanığın hukuki durumunun ve suçun nitelikli halinin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.12.2008 gün ve 2008/146-235 sayılı kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda suçun maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilerek bu yönden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında mahkümiyet kararı verilmesine rağmen TCK.nun 53. maddesinde yer alan güvenlik tedbirlerine hükmedilmemesi, ayrıca suçun TCK.nun 53/1-a maddesinde yer alan hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesindeki hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,
Bozma öncesi verilen ilk kararda basit zimmetten hüküm kurulmasına rağmen bozma sonrası verilen temyize konu kararının gerekçesinde eylemin 1,5 yıl süre ile çeşitli hesap hileleri ile de gizlenmek suretiyle işlendiği belirtilmesine rağmen bu gerekçeyle çelişecek şekilde basit zimmet suçundan hüküm kurulması,
Dosya içerisinde yer alan 21.05.2002 tarihli ve 2.179,20 TL para miktarı içeren 2. tespit tutanak içeriği de gözetilerek sanığın zimmetine geçirdiği belirtilen gerçek ve toplam miktarın denetime imkan verecek şekilde net olarak gerekirse bilirkişi yardımıyla saptanmasından sonra lehe yasa karşılaştırılması gözetilerek sanığın hukuki durumunun ve suçun nitelikli halinin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.