‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/3585 K.2011/23677

Esas No: 2007/3585 · Karar No: 2011/23677 · Karar Tarihi: 15.11.2011
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların nitelikli zimmet ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından dolayı yargılanmasıdır; (2) Mahkeme, sanıkların bazıları için nitelikli zimmet ve sahtecilik suçlarında hüküm vermiş, diğerleri için ise beraat kararını onaylamış ve temyiz taleplerini reddetmiştir.
Nitelikli zimmet, resmi evrakta sahtecilik, denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma ve Vergi Usul Kanununa muhalefet suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Kalpakçıoğlu, ..., ..., ... ve ...'nun yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'ın nitelikli zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanıklar ... ve ...'ın denetim görevinin ihmali suçundan mahkümiyetlerine, sanık ...'nun atılı resmi evrakta sahtecilik suçundan beraetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.10.2005 gün ve 2005/124 Esas, 2005/401 Karar sayılı hükümler ile sanıklar ... Kalpakçıoğlu, ..., ..., ... ve ... hakkındaki davaların dosyadan tefrikine dair aynı mahkemece verilen 28.06.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ..., ..., ... müdafiileri ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Anayasa Mahkemesi'nin, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı kararı ile iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı yasalar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin temyizi kabil olmadığından katılan vekili ve sanıklar müdafiin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarına ilişkin dosyanın tefrikine dair karar, temyizi kabil olmayıp itiraza tabi kararlardan bulunmakla; CMK.nun 264. maddesi hükmü de gözetilerek katılan vekilinin temyiz dilekçesinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilip gerekli karar verilmek üzere incelemenin sanıklar ... ile ... haklarında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık ... hakkında verilen beraet hükmünün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık ... nitelikli zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Keşap FTS Kooperatifinde veznedar olarak görev yapan sanık ...'ın kooperatif kasasından aldığı ve kooperatif müdürü ve muhasebecisinin imzalarını taklit ederek düzenlediği ödeme emirlerini kullanarak kooperatifin banka hesabından çektiği toplam 24.343 TL. kooperatif parasını maledindiği, eylemlerinin ortaya çıkmaması için piyasadan temin ettiği muhteviyatı itibariyle gerçeğe aykırı faturaları gider gösterdiği, bu amaçla bir kısım kasa ödeme fişlerinde de tahrifat yaptığı, zimmetine geçirdiği paraları eylemin soruşturma makamı olan Cumhuriyet Savcılığına intikal etmesinden önce katılan kuruma iade ettiği, bu şekilde oluşan fiilinin bütünüyle 765 sayılı TCK.nun 202/2,80,202/3 ve 219/4. maddelerinde belirtilen nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki düzenleme nedeniyle zimmetin açığa çıkmasını engellemek için sahte belgeler düzenleyen sanığın eyleminin 247/1-2,43/1,248/1 ve 53/1-5. maddelerine uyan zimmet suçu yanında 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62. maddesi de gözetildiğinde 204/2, 43/1ve 53/1-5. maddelerine uyan sahtecilik suçlarını da oluşturacağı ve buna göre karşılaştırma yapılarak lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?