Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/2127 K.2011/427
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetlerinin temyiz edilmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, hem nitelikli cinsel saldırı hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma davalarında verilen hükümlerin onaylandığını ve cezanın artırım gereği yeniden belirlenerek 10 yıl yerine daha yüksek bir cezaya karar verdiğini kabul etti.
Irza geçme ve kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar ... ve ...'in bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'nün nitelikli cinsel saldırı, sanık ...'in ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkümiyetlerine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.05.2006 gün ve 2003/367 Esas, 2006/253 Karar sayılı hükümlerin sanıklar müdafiileri ve katılan vekili taraflarından temyiz edilmesi ve sanık ... yönünden incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 20.02.2007 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 19.09.2007 ... saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesinde;
Bozmaya uyularak delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 31.03.2004 günlü raporunda maruz kaldığı fiil nedeniyle mağdurenin durumunun 765 sayılı TCK.nun 418/2. maddesine mümas olduğu belirtilmekle, bu durumun 5237 sayılı Yasanın 102/5. maddesi anlamında beden veya ruh sağlığında bozulma niteliğinde olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan rapor alınarak oluşacak sonuca göre lehe yasanın belirlenerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın oluşa uygun şekilde işlediği kabul edilen kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle ve silahla zincirleme biçimde nitelikli cinsel saldırı suçuna uyan 5237 sayılı TCK.nun 102/2 ve 102/3b-d maddeleri uyarınca verilen ceza 10 yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın TCK.nun 49/1 ve 102/5. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak hakkaniyet gereği ve anılan maddeye işlerlik kazandırılabilmesi için cezada bir miktar daha artırım yapılması ve bilahare TCK.nun 102/2 ve 102/3b-d maddeleri ile belirlenen cezaya 43. madde uygulaması ile bulunacak artırımın da buna eklenmesi ile sonuç cezanın belirlenmesi yerine 102/5. maddenin uygulama dışı bırakılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenlerle 5320 sayılımYasanın 8/1. maddesi de gözetilere CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesinde;
Bozmaya uyularak delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 31.03.2004 günlü raporunda maruz kaldığı fiil nedeniyle mağdurenin durumunun 765 sayılı TCK.nun 418/2. maddesine mümas olduğu belirtilmekle, bu durumun 5237 sayılı Yasanın 102/5. maddesi anlamında beden veya ruh sağlığında bozulma niteliğinde olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan rapor alınarak oluşacak sonuca göre lehe yasanın belirlenerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın oluşa uygun şekilde işlediği kabul edilen kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle ve silahla zincirleme biçimde nitelikli cinsel saldırı suçuna uyan 5237 sayılı TCK.nun 102/2 ve 102/3b-d maddeleri uyarınca verilen ceza 10 yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın TCK.nun 49/1 ve 102/5. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak hakkaniyet gereği ve anılan maddeye işlerlik kazandırılabilmesi için cezada bir miktar daha artırım yapılması ve bilahare TCK.nun 102/2 ve 102/3b-d maddeleri ile belirlenen cezaya 43. madde uygulaması ile bulunacak artırımın da buna eklenmesi ile sonuç cezanın belirlenmesi yerine 102/5. maddenin uygulama dışı bırakılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenlerle 5320 sayılımYasanın 8/1. maddesi de gözetilere CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.