Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/1883 K.2011/421
Müteselsilen zorla ırza geçme suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2005 gün ve 2005/81 Esas, 2005/344 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
765 sayılı TCK.nun 416/1 ve 80. maddeleriyle belirlenen 8 yıl 2 ay hapis cezası, 417. madde ile yarı oranında artırılırken hesap hatası sonucu 12 yıl 3 ay yerine, 11 yıl 8 ay hapis cezası tayini karşı temyiz olmadığından, lehe yasa belirlenirken denetime olanak verecek biçimde her iki kanunla ilgili uygulamanın kararda açıkça gösterilmesi zorunluluğuna uyulmaması, 5237 sayılı Yasaya göre temel cezanın alt sınırda tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi açıkça aleyhe sonuç doğurması ve 765 sayılı yasayla uygulama yapılması nedeniyle sonuca etkili bulunmadığından, verilen cezanın tür ve miktarına nazaran 31 ve 33. maddelerinin uygulanmamasındaki yasaya aykırılığın ise hükümlülüğün yasal sonucu olarak infazda nazara alınmak suretiyle giderilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
765 sayılı TCK.nun 416/1 ve 80. maddeleriyle belirlenen 8 yıl 2 ay hapis cezası, 417. madde ile yarı oranında artırılırken hesap hatası sonucu 12 yıl 3 ay yerine, 11 yıl 8 ay hapis cezası tayini karşı temyiz olmadığından, lehe yasa belirlenirken denetime olanak verecek biçimde her iki kanunla ilgili uygulamanın kararda açıkça gösterilmesi zorunluluğuna uyulmaması, 5237 sayılı Yasaya göre temel cezanın alt sınırda tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi açıkça aleyhe sonuç doğurması ve 765 sayılı yasayla uygulama yapılması nedeniyle sonuca etkili bulunmadığından, verilen cezanın tür ve miktarına nazaran 31 ve 33. maddelerinin uygulanmamasındaki yasaya aykırılığın ise hükümlülüğün yasal sonucu olarak infazda nazara alınmak suretiyle giderilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.