Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/1571 K.2011/22268
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanıkların nitelikli zimmet suçundan dolayı sahte makbuz bastırma ve belge düzenleme eylemleriyle ilgili sahteciliğin unsurlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve bu eylemlerle bağlantılı olarak 53/1‑c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağıdır. (2) Mahkeme, sahtecilik suçunun varlığını kabul ederek sanıkların zimmet suçundan mahkumiyetini sürdürürken, 53/1‑c maddesinde yer alan velayet ve kayyımlık haklarının koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasını ekleyerek hükmü düzeltmiş ve bozma kararını vermiştir.
Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ... ile ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.11.2005 gün ve 2004/412 Esas, 2005/239 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanıkların zimmeti sağlamak ve açığa çıkmasını engellemek için sahte makbuz bastırma ve belge düzenleme eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi zamanaşımı hükümleri nazara alındığında lehe yasa değişmeyeceği cihetle ve teselsül eden eylemleri nedeniyle tayin olunan cezaların aynı Yasanın 43. madde ile artırılmaması, TCK.nun 53 /1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanıklar hakkında aynı maddenin 5. fıkrasının uygulanmaması ise karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, 53/1-2. maddelerin uygulanmasına karar verilmesi kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu hususun yeniden duruşma yapmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına "TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/l-c maddesinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanıkların zimmeti sağlamak ve açığa çıkmasını engellemek için sahte makbuz bastırma ve belge düzenleme eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi zamanaşımı hükümleri nazara alındığında lehe yasa değişmeyeceği cihetle ve teselsül eden eylemleri nedeniyle tayin olunan cezaların aynı Yasanın 43. madde ile artırılmaması, TCK.nun 53 /1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanıklar hakkında aynı maddenin 5. fıkrasının uygulanmaması ise karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, 53/1-2. maddelerin uygulanmasına karar verilmesi kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu hususun yeniden duruşma yapmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına "TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/l-c maddesinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.