‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2006/6331 K.2010/6735

Esas No: 2006/6331 · Karar No: 2010/6735 · Karar Tarihi: 21.09.2010
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların zimmet suçundan (nitelikli ve basit) mahkumiyetleriyle ilgili temyiz talepleridir; Mahkeme, nitelikli zimmet suçunun delillerle kanıtlandığını kabul ederek temyiz talebini reddetmiş, ancak zamanaşımı nedeniyle basit zimmet suçuna ilişkin hükmü bozmuş ve davayı düşürmüştür.
Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ın basit zimmet suçundan mahkümiyetine ve sanık ...’nün atılı suçtan beraetine dair, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.07.2005 gün ve 2004/122 Esas, 2005/132 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Katılan vekili 10.10.2005 günü tebliğ edilen hükmü, yasal bir haftalık süreden sonra 18.10.2005 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiğinden, süresi içinde yapılmayan temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin O Yer Cumhuriyet Savcısının gerekçeli temyiz dilekçesinin içeriğine nazaran sadece sanık ... hakkındaki beraet hükmüne yönelik olup sanık ... hakkındaki mahkümiyet hükmünü kapsamadığı anlaşılan temyiz talebiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Zimmet eyleminin ilk olarak sanık ... tarafından fark edilerek ortaya çıkarılmış olması ve sanık ...’ın idari tahkikat esnasında bahsetmediği halde Cumhuriyet Savcılığından itibaren fiili birlikte gerçekleştirdiklerini iddia etmiş olmasına göre sanığın savunmasının aksine zimmet suçuna iştirak ettiğinin kabulünü gerektirir her türlü kuşkudan uzak yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından bu konuda bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Ancak;
Aynı dairede tetkik memuru olarak görevli olup zimmet suçundan mahküm olan sanığın işlemlerini kontrol etmek ve inceleme yükümlülüğü bulunduğu halde bunu yerine getirmeyerek zimmetin oluşmasına neden olan sanığın eyleminin tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 203. maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 04.05.2004 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından,
5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 21.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?