Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Tazminat Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/13489 K.2018/8024
Özet: (1) Davacı, davalı tarafından gizlice hasat edilen buğdaya ilişkin tazminat talebinde bulunmuş; (2) Mahkeme, gerekçeli kararla çelişen kısa kararın bozulmasına karar vererek, tazminatı 15.743,87 TL olarak özetle ödemesini ve harcın geri verilmesini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/03/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin zilyetliğinde bulunan taşınmazlara 2013 yılında ektiği buğdayın davalı tarafından 19/05/2014 tarihinde gizlice hasat edilerek buğday ve samanın götürüldüğünü belirterek, uğranılan zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yanlar arasında yapılan yargılamanın son oturumunda hüküm olarak “davanın kabulü ile 7.623,35 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde karar verilmişken, daha sonra yazılan gerekçeli kararda “davanın kabulü ile 15.743,87 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” denilmiş ve böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesi uyarınca; gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; önceki kısa kararla bağlı olmaksızın, kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden belirlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermektir.
Mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/12/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/03/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin zilyetliğinde bulunan taşınmazlara 2013 yılında ektiği buğdayın davalı tarafından 19/05/2014 tarihinde gizlice hasat edilerek buğday ve samanın götürüldüğünü belirterek, uğranılan zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yanlar arasında yapılan yargılamanın son oturumunda hüküm olarak “davanın kabulü ile 7.623,35 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde karar verilmişken, daha sonra yazılan gerekçeli kararda “davanın kabulü ile 15.743,87 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” denilmiş ve böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesi uyarınca; gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; önceki kısa kararla bağlı olmaksızın, kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden belirlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermektir.
Mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/12/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.