‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/12936 K.2012/18752

Esas No: 2012/12936 · Karar No: 2012/18752 · Karar Tarihi: 06.12.2012
Özet: Uyuşmazlık, davacının otoparkta park halindeki aracına iş makinesi sürücüsünün duvarı yıkması sonucu zarar görmesiyle ilgili tazminat talebidir; mahkeme, zararın kusurla oluştuğunu kabul ederek hasar bedelini ödeyerek karar vermiştir. Mahkeme, davalıya usulüne uygun tebliğin yapılmadığını belirterek, temyiz edilen kararı bozmuş ve davanın yeniden görülmesi için işleme devam edilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı ... Tic. San. AŞ. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 05/10/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı, otoparkta park halinde bulunan aracının, davalı sürücünün iş makinesi ile otopark duvarının yıkılmasına neden olmasından dolayı hasar gördüğünü iddia ederek, aracındaki hasar bedelinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...'e dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiş, davalı, davaya karşı cevap vermemiştir.

Mahkemece, davacının aracında meydana gelen zararın, davalı sürücünün kusuru ile doğduğu kabul olunarak benimsenen bilirkişi raporu uyarınca hesaplanan zarar tutarı hüküm altına alınmıştır.

Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davalı ...'in açık adresinin tespit edilememesi nedeni ile dava dilekçesinin ilgili davalıya gazete ilanı yoluyla tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu 10/2. maddesi "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmünü içermektedir. Açıklanan yasal düzenleme nedeniyle davalı ...'e dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27. maddesi uyarınca hakim "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir." hükmünü düzenlemektedir.

Yukarıda açıklanan nedenle davalı ...'e usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan, savunma hakkını kısıtlar şekilde yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalı ...'in öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?