Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/5045 K.2012/7221
Özet: Uyuşmazlık, davacının kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat talebidir; davacı, kuruma gönderdiği dilekçeyle işyerinde yapılan davranışların hakaret ve görev ihlali olduğunu iddia etmiştir. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vererek, kişilik haklarının ihlal edildiğini kabul etmiş ve temyiz kararı bozulmasına hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/01/2010 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... Bakanlığı ... Kurulu Başkanlığı'nda şube müdürü olarak çalıştığını, davalının 26/02/2008 tarihli dilekçesi ile kişilik haklarının ihlal edildiğini, ceza yargılaması sonucu davalının cezalandırılmasına karar verildiğini beyan ederek manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davacıyı tanımadığını, hakaret kastının olmadığını, davacının kamu görevini yaparken takındığı tutum ve davranışların eleştirdiğini, evrakın takibini yapan kişinin yüzüne telefonu kapatmanın hakaret ve görevi ihmal olduğunu, bu eylemi nedeniyle çalıştığı kuruma davacının davranışının yanlışlığını bildirmek üzere dilekçe verdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; kuruma verilen dilekçenin akibetini araştırmak ve davranışı eleştirmek yerine, gereksiz cümle ve iddiaların kişilik haklarının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davalının Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde davacının çalıştığı kuruma başvurduğu, telefonla aramak suretiyle evrakın akibetini sorduğu, bu sırada davacı ile muhatap olduğu ve sonrasında davaya konu 26/02/2008 tarihli dilekçeyi kuruma gönderdiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında önceye dayalı husumet ve tanışıklık yoktur. Davalı, davaya konu dilekçe ile davacının davranışının nezaket kurallarına ve bürokrasi geleneklerine uymadığını ifade etmeye çalışmıştır. Ceza mahkemesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da B.K.'nun 53. maddesi anlamında hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte bir karar değildir. Şu halde, davanın tümden reddi gerekirken kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile isteminin bir bölümünün kabulü doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.