‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/3045 K.2012/5143

Esas No: 2011/3045 · Karar No: 2012/5143 · Karar Tarihi: 28.03.2012
Özet: Uyuşmazlık, davacının 25/02/2010 tarihli dilekçesiyle talep ettiği tazminat meselesidir; mahkeme, 30/12/2010 kararını kısmen kabul etmiş ve Yargıtay tarafından incelenmesi için temyiz başvurusu yapılmıştır. Temyizde, dosya incelemesi sonucunda delillerin yetersiz olmadığı belirlenmiş, temyiz itirazları reddedilmiş ve 28/03/2012 tarihinde oy çokluğuyla kararın onanması kararlaştırılmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/02/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı temsilcisi ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 28/03/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY YAZISI Aşağıdaki nedenler kararın bozulmasını gerektirir. 1-Kolluk kuvvetleri üç ayrı köy-bölgede üç ayrı sürü yakalamış ve davacı her sürünün kendine ait olduğunu iddia etmiştir.2-Üç ayrı ceza davası birleştirilerek davacı beraat etmiştir. 3-Her sürünün teslim edildiği yediemin kişiler ceza dosyasında sabittir.4-Davalı Hazine temsilcisi zararın doğmadığını ileri sürmesine göre mahkeme, gümrük idaresine sürülerin akıbetini sormuştur. Oysa sürünün nerede olduğu ceza evrakından bellidir. Buna göre bu denli açık olan yanlış ve eksik incelemelerle aynı yer mahkemesinden pek çok karar verilmiştir. Bu açık bozma nedenidir.5-Diğer yandan davalı temsilcisinin zamanaşımı defini kullanmasına ve duruşmalarda ısrara rağmena) Mahkemenin zamanaşımı ile davayı reddetmemesi b) Ve kararı davalı temsilcilerinin zamanaşımı yönünden temyiz etmemesi şayanı dikkattir. HMK'nın 46. ve TCK. hükümleri saklı kalmak kaydıyla kararın bozulması gerekir. 28/03/2012

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?