Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/14341 K.2012/2139
Özet: (1) Davalı …, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat talebinin yerine getirilmesi için 2330 sayılı Yasa kapsamında yapılan ödemenin haksız eylem faili olarak tahsilini istemektedir. (2) Mahkeme, usulsüz tebliğ nedeniyle kararın bozulmasına ve davalıya yasal savunma hakkı verilerek yeniden görülmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 07/11/2006-16/02/2007 gününde verilen dilekçeler ile 2330 sayılı Yasa'dan kaynaklanan rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05/11/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili Avukat ... tarafından karar tebliği usulsüz olduğu bildirilerek süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, 233O sayılı yasa uyarınca yapılan ödemenin haksız eylem faili olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, istemin kabulüne dair verilen karar, birleşen dosya davalısı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğinden, birleşen dosya davalısı davalı ...'nın davaya konu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın kayıt maliki olduğu, dava dilekçesinin trafik tescil kaydındaki adrese çıkarıldığı, "ismen tanınmıyor" kaydı düşülerek iade edilen tebliğ evrakı bu kez yeniden aynı adrese Tebligat Kanunu 35. maddesine göre “komşu Sırrı Keklik'e haber verildi” kaydı düşülerek tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Adres araştırılması yapılmadan aynı adreste bu kez Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılmış olması doğru değildir. Nitekim dosya arasına giren davalıya ait nüfus kaydından davalının Almanya'da ikamet ettiği de anlaşılmaktadır. Davalının yargılamaya hiç katılmadığı dava ile ilgili savunma yapmadığı da anlaşılmaktadır. Şu halde yapılacak iş, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, davalıya yasal savunma hakkı verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının yasal savunma hakkını kısıtlayacak biçimde usulsüz tebliğ yapılarak karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle temyiz eden birleşen dosya davalısı ... yönünden BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle temyiz eden birleşen dosya davalısı ... yönünden BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.