‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Hukuk DairesiAile Hukuku

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/4639 K.2010/1645

Esas No: 2009/4639 · Karar No: 2010/1645 · Karar Tarihi: 18.02.2010
**MAHKEMESİ:**Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/02/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, annesi hakkında boşanma davası açan davalı babasının, yargılama aşamasında kendisi ile ablasının nesebinin reddi için açtığı davanın reddedildiğini, babası tarafından annesinin iffetsiz olduğunun, kendisinin inkar edilip yasal olmayan bir ilişkiden doğduğunun iddia edilmesinin ve boşanma davasına kanıt oluşturmak amacıyla nesebin reddi davası açılmasının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalı babasının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı taraf ise, eşi ile aralarındaki boşanma davası sürerken son iki çocuğunun kendinden olmadığını akrabalarından duyduğunu, bunun üzerine nesebin reddi davası açtığını, boşanma davasında nesebin reddi nedeniyle eş yararına manevi tazminat takdir edildiğinden eldeki davanın açılamayacağını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkeme, davalının nesebin reddi davasını zararlandırmak amacıyla açmadığı, eşiyle davalı arasında geçimsizlik olup dedikodular üzerine ve hak arama sınırları içinde nesebin reddi davası açtığı, davalı babanın kuşku ile yaşamaya zorlanamayacağı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Davalının, davacının annesi ile 1963 yılında evlendiği bu evlilikten 1964, 1970 ve 1978 yıllarında üç çocuklarının doğduğu, davalının başka kadınla birlikteliğinden 2004 ve 2005 yıllarında iki çocuğunun daha doğduğu, davalının 1970 doğumlu davacının ablası ile 1978 doğumlu davacının nesebinin reddi için dava açtığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dosya içeriğinden, ilk açtığı boşanma davası reddedilen davalının, üç yıllık yasal sürede evlilik birliği yeninden kurulamadığından boşanma isteminde bulunduğu o dava sırasında eşinin tarafını tutan çocukları ile nafaka ve tazminat alacaklısı konumunda olan kusursuz eşini cezalandırmak ve bazı haklardan yoksun bırakmak amacıyla nesebin reddi davası açtığı; ancak, nesebin reddi davasının reddedildiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, elinde somut kanıt bulunmadığı halde davacıyı zararlandırmak amacıyla nesebin reddi davası açan davalının bu eyleminin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

**SONUÇ:** Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?