Yargıtay4. Ceza DairesiAile Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/2091 K.2025/6774
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun5271 sayılı Kanun
Özet: 4. Ceza Dairesi 2025/2091 E. , 2025/6774 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/434 Değişik iş SUÇ : Göçmen kaçakçılığı İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Göçmen kaçakçılığı suçundan şüpheliler ... ve ...
İNCELENEN KARARIN
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Hakimliği
**SAYISI:** 2023/434 Değişik iş
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
İNCELEME KONUSU
**KARAR:** İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Göçmen kaçakçılığı suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.09.2022 tarihli ve 2022/14955 soruşturma, 2022/122283 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.02.2023 tarihli ve 2023/434 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2025 gün ve 2025/21397 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayet dilekçesinde özetle, köylüsü olan şüpheli ...'nin kendisine yurt dışında iş ayarlayabileceğini söylemesi üzerine 7.000,00 Euro ve 2.000,00 Türk lirası para vererek Ukrayna'ya gittiğini, orada diğer şüpheli ...'nın kendisini karşıladığını, 40 gün orada kaldığını ve şüphelilerin kendisine vize alamayarak orada bıraktıklarını, kendi imkanlarıyla ülkeye döndüğünü ve parasını geri alamadığını, şikayetçi olursa kendisini ve ailesini öldüreceklerini söyleyerek tehdit edildiğini beyan ederek şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, göçmen kaçakçılığı yapma suçu yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2022 tarihli kararı ile, müştekinin pasaport çıkararak yasal yollardan Ukrayna ülkesine gittiği, dolayısıyla suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Müştekinin yukarıda belirtilen dilekçesi ile şüpheliler hakkında dolandırıcılık ve tehdit suçlarına ilişkin de suç isnadında bulunulduğu ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.09.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda belirtilen hususlara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı gibi, şüphelilerin tespit edilerek ifadelerine başvurulmadığı ve yine müşteki dilekçesinde kendisi gibi mağdur edildiklerini iddia ettiği Necattin Kozan ve Şevket Yaman isimli kişilerin tespit edilerek beyanlarına başvurulmadığı anlaşılmakla, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı ilamında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin dilekçesinde özetle, köylüsü olan şüpheli ...'nin kendisine yurt dışında iş ayarlayabileceğini söylemesi üzerine 7.000,00 Euro ve 2.000,00 Türk lirası para vererek Ukrayna'ya gittiğini, orada diğer şüpheli ...'nın kendisini karşıladığını, 40 gün orada kaldığını ve şüphelilerin kendisine vize alamayarak orada bıraktıklarını, kendi imkanlarıyla ülkeye döndüğünü ve parasını geri alamadığını, şikayetçi olursa kendisini ve ailesini öldüreceklerini söyleyerek tehdit edildiğini beyan ederek şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2022 tarihli kararı ile göçmen kaçakçılığı yapma suçu yönünden, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçinin dilekçesinde şüpheliler hakkında dolandırıcılık ve tehdit suçlarından da suç isnadında bulunduğu ancak bu suçlara ilişkin Cumhuriyet savcılığınca herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, kanun yararına bozma isteminde göçmen kaçakçılığı suçuna yönelik bir itirazın bulunmadığı, tehdit ve dolandırıcılık suçları yönünden ise ilgilinin şikayeti üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca her zaman soruşturma yapılarak iddianame düzenlenebileceği ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebileceği anlaşılmış ve bu aşamada kanun yararına bozma konusu yapılacak bir kararın bulunmadığından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2025 tarihinde karar verildi.
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Hakimliği
**SAYISI:** 2023/434 Değişik iş
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
İNCELEME KONUSU
**KARAR:** İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Göçmen kaçakçılığı suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.09.2022 tarihli ve 2022/14955 soruşturma, 2022/122283 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.02.2023 tarihli ve 2023/434 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2025 gün ve 2025/21397 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayet dilekçesinde özetle, köylüsü olan şüpheli ...'nin kendisine yurt dışında iş ayarlayabileceğini söylemesi üzerine 7.000,00 Euro ve 2.000,00 Türk lirası para vererek Ukrayna'ya gittiğini, orada diğer şüpheli ...'nın kendisini karşıladığını, 40 gün orada kaldığını ve şüphelilerin kendisine vize alamayarak orada bıraktıklarını, kendi imkanlarıyla ülkeye döndüğünü ve parasını geri alamadığını, şikayetçi olursa kendisini ve ailesini öldüreceklerini söyleyerek tehdit edildiğini beyan ederek şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, göçmen kaçakçılığı yapma suçu yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2022 tarihli kararı ile, müştekinin pasaport çıkararak yasal yollardan Ukrayna ülkesine gittiği, dolayısıyla suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Müştekinin yukarıda belirtilen dilekçesi ile şüpheliler hakkında dolandırıcılık ve tehdit suçlarına ilişkin de suç isnadında bulunulduğu ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.09.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda belirtilen hususlara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı gibi, şüphelilerin tespit edilerek ifadelerine başvurulmadığı ve yine müşteki dilekçesinde kendisi gibi mağdur edildiklerini iddia ettiği Necattin Kozan ve Şevket Yaman isimli kişilerin tespit edilerek beyanlarına başvurulmadığı anlaşılmakla, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı ilamında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin dilekçesinde özetle, köylüsü olan şüpheli ...'nin kendisine yurt dışında iş ayarlayabileceğini söylemesi üzerine 7.000,00 Euro ve 2.000,00 Türk lirası para vererek Ukrayna'ya gittiğini, orada diğer şüpheli ...'nın kendisini karşıladığını, 40 gün orada kaldığını ve şüphelilerin kendisine vize alamayarak orada bıraktıklarını, kendi imkanlarıyla ülkeye döndüğünü ve parasını geri alamadığını, şikayetçi olursa kendisini ve ailesini öldüreceklerini söyleyerek tehdit edildiğini beyan ederek şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2022 tarihli kararı ile göçmen kaçakçılığı yapma suçu yönünden, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçinin dilekçesinde şüpheliler hakkında dolandırıcılık ve tehdit suçlarından da suç isnadında bulunduğu ancak bu suçlara ilişkin Cumhuriyet savcılığınca herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, kanun yararına bozma isteminde göçmen kaçakçılığı suçuna yönelik bir itirazın bulunmadığı, tehdit ve dolandırıcılık suçları yönünden ise ilgilinin şikayeti üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca her zaman soruşturma yapılarak iddianame düzenlenebileceği ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebileceği anlaşılmış ve bu aşamada kanun yararına bozma konusu yapılacak bir kararın bulunmadığından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2025 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.