Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/534 K.2018/3312
Özet: Uyuşmazlık, sanığın silahla tehdit suçu nedeniyle verilen yerel mahkeme kararının temyiz edildiği ve kararın bir dizi gerekçesiz ve hatalı gerekçelendirme nedeniyle iptal edilip tekrar gözden geçirildiği konusudur. Mahkeme, temyiz kararını bozmaya karar vererek, olayın yeniden duruşma açılarak ve tüm kanıt ve beyanların dikkate alındığı daha adil bir karar verilecek şekilde dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Silahla tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık hakkında verilen ve CMK'nın 231. maddesi gereğince açıklanması geri bırakılan hükümden sonra deneme süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle duruşma açılarak açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması, Yargıtay incelemesine tabi olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanan hüküm olması karşısında; CMK'nın 230, 223. maddeleri gereğince kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan Anayasa'nın 141/3. ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232 ve 289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak hükmün gerekçesiz bırakılması, 2-Sanık ...'nin soruşturma aşamasındaki savunmasında, "bana ait olan kuru sıkı tabancamı korkutmak için çektim" dediği, kovuşturma aşamasında ise kuru sıkı tabancayı eline almadığını ve doğrultmadığını beyan edip suçlamaları inkar ettiği, bu beyanlardaki çelişkinin giderilmesi amacıyla talimat yazıldığı ancak giderilmediği anlaşılmakla, sanığın beyanları arasındaki çelişki giderilip kararda tartışılmadan hüküm kurulması, 3-Temel ceza belirlenirken uygulanan TCK'nın 106/2. maddenin "a" bendinin kararda gösterilmemesi, 4-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık ...'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinden görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık hakkında verilen ve CMK'nın 231. maddesi gereğince açıklanması geri bırakılan hükümden sonra deneme süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle duruşma açılarak açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması, Yargıtay incelemesine tabi olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanan hüküm olması karşısında; CMK'nın 230, 223. maddeleri gereğince kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan Anayasa'nın 141/3. ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232 ve 289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak hükmün gerekçesiz bırakılması, 2-Sanık ...'nin soruşturma aşamasındaki savunmasında, "bana ait olan kuru sıkı tabancamı korkutmak için çektim" dediği, kovuşturma aşamasında ise kuru sıkı tabancayı eline almadığını ve doğrultmadığını beyan edip suçlamaları inkar ettiği, bu beyanlardaki çelişkinin giderilmesi amacıyla talimat yazıldığı ancak giderilmediği anlaşılmakla, sanığın beyanları arasındaki çelişki giderilip kararda tartışılmadan hüküm kurulması, 3-Temel ceza belirlenirken uygulanan TCK'nın 106/2. maddenin "a" bendinin kararda gösterilmemesi, 4-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık ...'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinden görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.