‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/246 K.2017/27261

Esas No: 2017/246 · Karar No: 2017/27261 · Karar Tarihi: 07.12.2017
Özet: Uyusmazlık, bir kişi tarafından evin önünde gerçekleştirilen hakaret ve tehdit eylemlerinden kaynaklanıyor. Mahkeme, sanığın vekil haklarını ihlal ettiğini, tehdit suçundan hüküm konulup uzlaştırma çalışanı olmadığını belirterek kararı bozarak dosyayı esas mahkemeye yönlendirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, hakaret eylemini katılanın evinin önünde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 125/4. maddesinde öngörülen aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığının tartışılmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Ancak;
1-Hüküm tarihinde İzmir Kapalı İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan ve ifadesinin alındığı 17/03/2015 tarihli celsede, “duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulması” hususunda karar verilmemiş olan sanığın, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulmak suretiyle, CMK’nın 196/1. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanığın, katılanı “Seni tutarsam görürsün" şeklindeki sözlerle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit niteliğinde olduğu halde, aynı maddenin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan hüküm kurulması,
3-Sanığın eyleminin TCK'nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde ise,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1-2. cümle kapsamındaki tehdit suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?