Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/20189 K.2018/19920
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, 2016’da yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla değişiklik yapılan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde suç sayılan TTK 106/1. maddesi hükümleriyle ilgili bir tehdit suçunun mahkumiyet kararıdır. (2) Mahkeme, sanığın tatbikat sürecinde uzlaştırma kapsamında değerlendirilmeye rağmen, temel cezanın 2 yıl hapis olarak belirlenmesinin TTK’nın 106/1. maddesinin alt sınırını geçirdiğini ve CMK’nın 226/2. maddesine aykırı söz konusu olduğunu tespit ederek kararı bozmuş ve dosyayı esas mahkemeye tekrar gönderilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2) Kabule göre de;
a) TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun cezasının alt sınırının 6 ay olarak öngörülmesine rağmen, hükümde temel cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenip ve temel cezanın alt sınırdan belirlendiği belirtilmek suretiyle çelişki oluşturulması,
b) Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
c) Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken infazı kısıtlayacak şekilde denetim süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, iki numaralı bozma nedenleri hariç, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2) Kabule göre de;
a) TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun cezasının alt sınırının 6 ay olarak öngörülmesine rağmen, hükümde temel cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenip ve temel cezanın alt sınırdan belirlendiği belirtilmek suretiyle çelişki oluşturulması,
b) Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle CMK'nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
c) Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken infazı kısıtlayacak şekilde denetim süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, iki numaralı bozma nedenleri hariç, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.