‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/18633 K.2018/4826

Esas No: 2017/18633 · Karar No: 2018/4826 · Karar Tarihi: 12.03.2018
Özet: Uyuşmazlık, Sanık ve katılanın sağlık bakanlığı görevlendirdiği vekil üzerinden yapılan temyiz başvurusunun, suç tarihine göre hukuki prosedürleri ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının değerlendirilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, öncelikli olarak yargılama sürecinde operasyonel prosedürlerin ve kanun hükümlerinin uyumunu inceleyerek, vekiillerin katılımına karar verip, iade hakkı ve ceza indirimlerini denetleyerek, son olarak yargılamayı bozma yolunu tercih ederek dosyayı esas mahkemeye göndermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Tehdit

HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan ...'un Sağlık Bakanlığının görevlendirdiği vekil Av. ... ile temsil edilmesi ve Av. ...'nin davaya katılmak istediğini belirtmesi üzerine ara karar ile Sağlık Bakanlığı'nın olayda zarara uğrama olasılığının bulunmadığı gerekçesiyle katılma talebinin reddine karar verilmiş ise de, 12/07/2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi ile CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca Av. ...'nin kanun yoluna başvuru hakkının bulunduğunun saptanması ve temyiz dilekçesinin kapsamı karşısında, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Av. ...'nin katılan ...'un vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamın engel oluşturmaması karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan ve hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanık hakkında "koşulları oluşmadığı" şeklindeki yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?