Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/4217 K.2016/13005
Özet: Uyuşmazlık: Sanık, huzur ve sükununu bozma, hakaret ve tehdit suçlarından dolayı 2 ay 15 gün hapis, 3 ay 3 gün hapis ve 6 ay 7 gün hapis cezaları ile mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmuş; Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma talebi yapılmış. Mahkeme: Sinop 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararını, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesine göre bozmaya karar vererek, cezanın şahsileştirilmesi ve yeniden değerlendirilmesini emredmiştir.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/1, 125/1, 43, 106/1-1. cümle, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis, 3 ay 3 gün hapis ve 6 ay 7 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının aynı Kanun'un 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Sinop 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2015 tarihli ve 2015/72 esas, 2015/229 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 0710.2015 gün ve 94660652-105-57-9654-2015-19686/63890 istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/10/2015 günlü, 2015/341161 sayılı tebliğnamesiyle bozma düşüncesiyle daireye gönderilmiş olduğu görülmekle dosya incelendi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede,
Dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçlardan dolayı hakkında verilen hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan Türkeli Sulh Ceza Mahkemesinin 09/04/2013 tarihli ve 2012/67 esas, 2013/105 sayılı kararına konu 3.000,00 Türk lirası adlî para cezasının, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 305/1-son maddesi uyarınca kesin olduğu, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, yine adli sicil kaydında yer alan Türkeli Sulh Ceza Mahkemesinin 21/05/2002 tarihli ve 2001/61 esas, 2002/82 sayılı ilama konu 684,450.000 Türk lirası ağır para cezasının ise ertelendiği ve hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde yeniden suç işlenmediği için, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 95/2. maddesine göre cezası tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin geçtiği gözetilmeksizin, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu görülmekle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Sinop 2. Asliye Ceza Mahkemesi”nin 31/03/2015 tarihli ve 2015/72 esas, 2015/229 sayılı kararının 5271 sayılı CMK”nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre seçenek yaptırımlardan hapis vaya adli para cezasının belirlenmesi ile, TCK'nın 50, 51 ve CMK'nın 231 maddelerinin yeniden değerlendirilerek cezanın şahsileştirilmesi gerekeceğinden müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 30.09.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede,
Dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçlardan dolayı hakkında verilen hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan Türkeli Sulh Ceza Mahkemesinin 09/04/2013 tarihli ve 2012/67 esas, 2013/105 sayılı kararına konu 3.000,00 Türk lirası adlî para cezasının, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 305/1-son maddesi uyarınca kesin olduğu, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, yine adli sicil kaydında yer alan Türkeli Sulh Ceza Mahkemesinin 21/05/2002 tarihli ve 2001/61 esas, 2002/82 sayılı ilama konu 684,450.000 Türk lirası ağır para cezasının ise ertelendiği ve hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde yeniden suç işlenmediği için, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 95/2. maddesine göre cezası tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin geçtiği gözetilmeksizin, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu görülmekle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Sinop 2. Asliye Ceza Mahkemesi”nin 31/03/2015 tarihli ve 2015/72 esas, 2015/229 sayılı kararının 5271 sayılı CMK”nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre seçenek yaptırımlardan hapis vaya adli para cezasının belirlenmesi ile, TCK'nın 50, 51 ve CMK'nın 231 maddelerinin yeniden değerlendirilerek cezanın şahsileştirilmesi gerekeceğinden müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 30.09.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.