Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/27488 K.2016/3568
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Katılan sanıkların mala zarar verme suçundan açılan kamu davasında beraat kararı verilmiş, ancak mahkeme bu karara rağmen katılanı kamu davasına kabul etmiş ve temyiz isteğinin reddiyle ilgili hatalı kararlar alınmış. (2) Mahkemenin sonucu: Temyiz talebi kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozularak, dosya esas/hüküm mahkemesine gönderilmiş ve kararların iptal edilmesi kararlaştırılmış.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...’a yönelik mala zarar verme suçundan açılan kamu davasında beraat kararı verildiği, dolayısıyla katılan ...’ın bu suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece Kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, müştekiye bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından,
5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, müşteki ...’ın, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Diğer temyizlere gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, “suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenen ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu, failin amaç ve saiki” gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla tayini,
2-Aralarında önceye dayalı husumet bulunan ve birbiriyle akraba olan taraflar arasında olay günü karşılıklı olarak gelişen tehdit ile mala zarar verme eylemlerinin hangisinin diğerinden önce gerçekleştirildiği hususu açıklığa kavuşturulup, sanıklar veya katılan sanık lehine TCK’nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, kısa süreli hapis cezaları TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenen sanıklar ... ve ... hakkında, aynı Kanunun 53/4. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Sanıklar ... ve... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 51. maddesi uyarınca erteleme hükmü uygulanırken, uygulanan kanun maddesi gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...’a yönelik mala zarar verme suçundan açılan kamu davasında beraat kararı verildiği, dolayısıyla katılan ...’ın bu suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece Kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, müştekiye bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından,
5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, müşteki ...’ın, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Diğer temyizlere gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, “suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenen ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu, failin amaç ve saiki” gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla tayini,
2-Aralarında önceye dayalı husumet bulunan ve birbiriyle akraba olan taraflar arasında olay günü karşılıklı olarak gelişen tehdit ile mala zarar verme eylemlerinin hangisinin diğerinden önce gerçekleştirildiği hususu açıklığa kavuşturulup, sanıklar veya katılan sanık lehine TCK’nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, kısa süreli hapis cezaları TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenen sanıklar ... ve ... hakkında, aynı Kanunun 53/4. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Sanıklar ... ve... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 51. maddesi uyarınca erteleme hükmü uygulanırken, uygulanan kanun maddesi gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.