‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/25224 K.2015/40671

Esas No: 2015/25224 · Karar No: 2015/40671 · Karar Tarihi: 23.12.2015
Tebliğname No : KYB - 2015/310844

Tehdit suçundan sanık Ş.. D..'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, (kapatılan) Pazar Sulh Ceza Mahkemesinin 27/11/2013 tarihli ve 2013/163 esas, 2013/445 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2015 gün ve 310844 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre adı geçen sanık hakkındaki yargılama sonucunda, sabıkasında yer alan Hopa Asliye Ceza Mahkemesinin 07/03/2005 tarihli ve 2005/19 esas, 2005/107 sayılı kayda ilişkin silinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, Hopa Cumhuriyet Başsavcılığının 26/03/2015 tarihli ihbar yazısında da belirtildiği üzere, dosya kapsamında mevcut sabıka kaydında yer almayan ancak sanığın infazına devam ettiği Hopa Asliye Ceza Mahkemesinin 04/06/2007 tarihli ve 2006/239 esas, 2007/136 sayılı başka bir ilamın daha bulunduğu, sanığın bu ilamdan dolayı 22/08/2012 tarihli ile koşullu salıverilmiş olup silinme koşullarının oluşmadığı cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıka kaydı bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan sanık Ş.. D.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, (kapatılan) Pazar Sulh Ceza Mahkemesinin 27/11/2013 tarihli kararıyla, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yüze karşı verilen kararın itiraz edilmeksizin 07/01/2014 tarihinde kesinleştiği, sonradan Hopa Cumhuriyet Başsavcılığının 26/03/2015 tarihli yazısı ile “dosya kapsamında mevcut sabıka kaydında yer almayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel Hopa Asliye Ceza Mahkemesinin 04/06/2007 tarihli ve 2006/239 esas, 2007/136 sayılı başka bir ilamın daha bulunduğu” belirlenerek, kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahkumiyet ilamı bulunan sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına dair hukuka aykırılığa ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
- Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının olmaması,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır.
İnceleme konusu somut olayda; Tehdit suçundan sanık Ş.. D.. hakkında Pazar Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 5 ay hapis cezası verilerek, dosya içinde bulunan ve 22/04/2013 tarihinde alınan adli sicil kaydında gözüken tek ilam olan, Hopa Asliye Ceza Mahkemesinin 07/03/2005 tarih ve 2005/19 esas sayılı dosyasında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün silinme koşulları oluştuğundan bahisle CMK'nın 231. madde koşulları irdelenerek, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına 27/11/2013 tarihinde karar verilmiş ve bu karar itiraz edilmeksizin 07/01/2014 tarihinde kesinleşmiştir.
Sonradan, Hopa Cumhuriyet Başsavcılığının 26/03/2015 tarihli ihbar yazısında, Hopa Asliye Ceza Mahkemesinin 04/06/2007 tarih ve 2006/239 esas, 2007/136 sayılı, sanık hakkında 03/02/2005 suç tarihli, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 17/07/2011 tarihli kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Esasen bu karar, Pazar Sulh Ceza Mahkemesinin yaptığı yargılama sırasında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmekte ise de, dosya içinde mevcut olan adli sicil kaydında gözükmediğinden mahkemece dikkate alınamamıştır.
Bu itibarla, kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan gerekçeyle uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Tehdit suçundan sanık Ş.. D.. hakkında Pazar Sulh Ceza Mahkemesinin 27/11/2013 tarihli ve 2013/163 esas, 2013/445 sayılı kararının, CMK’nın 309 maddesi uyarınca Kanun Yararına BOZULMASINA,
2-Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, müteakip işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 23/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?