Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/4394 K.2016/9586
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi’nin teçhizat hakkı ile yargılamayı red eden, sanığın suçu olan tehdidi itiraf etmeden haksız tahrik hükümlerine dayalı mahkumiyet kararını, 29/07/2023 tarihli kabullendirme kararına ilişkin gelen temyiz başvurusunu, ilgili arşivdeki unsurlara bakılarak ve TCK’nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmadığını sorgulamayarak, kararın bozulmasına ve dosyanın esas mahkemeye geri gönderilmesine, kabul aktarılamaz termin politikaları nedeniyle hüküm mahkemesine karar vererek yargılamanın yeniden başlatılmasına karar verildi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalardaki “annesini tedavi için götürdüğü hastanede, kan tahlili vermek üzere katılanın çalıştığı laboratuvara gidip işlemin yapılmasını talep ettiği, katılanın tok kan alınamayacağını söyleyince doktor ile tok karnına kan alınabileceği hususunu görüşüp tekrar laboratuvara gittiklerini, ancak yine de kan veremediklerini, kendilerine kaba davranarak işlemi yapmadığından aralarında tartışma çıktığı...” şeklindeki savunması ve Urla Devlet Hastanesi Hasta Hakları Kurulunun 16/02/2011 tarihli kararı karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalardaki “annesini tedavi için götürdüğü hastanede, kan tahlili vermek üzere katılanın çalıştığı laboratuvara gidip işlemin yapılmasını talep ettiği, katılanın tok kan alınamayacağını söyleyince doktor ile tok karnına kan alınabileceği hususunu görüşüp tekrar laboratuvara gittiklerini, ancak yine de kan veremediklerini, kendilerine kaba davranarak işlemi yapmadığından aralarında tartışma çıktığı...” şeklindeki savunması ve Urla Devlet Hastanesi Hasta Hakları Kurulunun 16/02/2011 tarihli kararı karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.