Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/17727 K.2017/262
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın mağdurun aracına çarparak zarar vermesi ve ardından “ödemezsen yüksek bir yer bulup kendini aşağıya at” şeklinde tehdit ettiği iddialarıdır; mahkeme, bu iddiaların suç teşkil edip etmediğini tartışmadan, TCK 29. maddesinin haksız tahrik hükmünü uygulamayı reddederek, uzlaştırma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vererek temyiz kararı bozup dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-İddianame içeriğinde, mağdurun, sanığın aracına çarparak zarar vermesi nedeniyle sanığın tamir masrafını istemesi ve mağdura ''ödemezsen yüksek bir yer bulup kendini aşağıya at'' biçimindeki sözlerle tehdit ettiğinin iddia edilmesi karşısında, belirtilen sözlerin tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden, iddianamede yer almayan tehdit sözlerinden dolayı yerinde olamayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre ise, a-Mağdurun, gece 02.00 sıralarında sanığın aracına zarar verdiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması, b-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-İddianame içeriğinde, mağdurun, sanığın aracına çarparak zarar vermesi nedeniyle sanığın tamir masrafını istemesi ve mağdura ''ödemezsen yüksek bir yer bulup kendini aşağıya at'' biçimindeki sözlerle tehdit ettiğinin iddia edilmesi karşısında, belirtilen sözlerin tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden, iddianamede yer almayan tehdit sözlerinden dolayı yerinde olamayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre ise, a-Mağdurun, gece 02.00 sıralarında sanığın aracına zarar verdiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması, b-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.