Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/10139 K.2016/13748
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, CMK'nın 42/1. maddesindeki “süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme uyarınca, temyiz aşamasında ileri sürülen eski hale getirme talebi hakkında karar verme yetkisi kanun yolu denetimi yapan mahkemeye ait olduğundan, yerel mahkemenin eski hale getirme isteğinin kabulüne ilişkin kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek ve sanığın yokluğunda verilen hükmün usule aykırı olarak sanık ile aralarında mevcut dosyada menfaat çatışması bulunan eşine tebliğ edilmesi nedeniyle öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteğinin süresinde ve eski hale getirme isteminin yerinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tarafların karı-koca olup, aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle mağdurenin başka ilçeye ablasının yanına gittiği, olay zamanı mağdurenin 6 gün ara ile sanığın iki kez yanına gelip kendisini birinci kez bıçakla, ikinci defa ele geçirilemeyen bir tabanca ile “benden ayrılırsan seni öldürürüm” diye tehdit ettiğini ileri sürmüş ise de, sanığın aşamalarda tehdit eylemini kabul etmediği, bizzat görgüye dayalı tanığı da olmayan olayda, başlangıçta bir görgü ve bilgisi olmadığını söyleyen tanık ...’in sonradan kovuşturma evresinde değişen anlatımına ve mağdurenin tek taraflı iddiasına üstünlük tanınıp, savunmanın ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek suçun gerçekleştiğine ilişkin somut ve her türlü şüpheden uzak yeterli kanıtlar gösterilmeden mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Tehdit
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, CMK'nın 42/1. maddesindeki “süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme uyarınca, temyiz aşamasında ileri sürülen eski hale getirme talebi hakkında karar verme yetkisi kanun yolu denetimi yapan mahkemeye ait olduğundan, yerel mahkemenin eski hale getirme isteğinin kabulüne ilişkin kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek ve sanığın yokluğunda verilen hükmün usule aykırı olarak sanık ile aralarında mevcut dosyada menfaat çatışması bulunan eşine tebliğ edilmesi nedeniyle öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteğinin süresinde ve eski hale getirme isteminin yerinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tarafların karı-koca olup, aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle mağdurenin başka ilçeye ablasının yanına gittiği, olay zamanı mağdurenin 6 gün ara ile sanığın iki kez yanına gelip kendisini birinci kez bıçakla, ikinci defa ele geçirilemeyen bir tabanca ile “benden ayrılırsan seni öldürürüm” diye tehdit ettiğini ileri sürmüş ise de, sanığın aşamalarda tehdit eylemini kabul etmediği, bizzat görgüye dayalı tanığı da olmayan olayda, başlangıçta bir görgü ve bilgisi olmadığını söyleyen tanık ...’in sonradan kovuşturma evresinde değişen anlatımına ve mağdurenin tek taraflı iddiasına üstünlük tanınıp, savunmanın ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek suçun gerçekleştiğine ilişkin somut ve her türlü şüpheden uzak yeterli kanıtlar gösterilmeden mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.