Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/40287 K.2016/4166
Özet: Uyuşmazlık, sanığın katılanı tehdit ve hakaret ettiği iddiasıyla ilgili TCK 106/1 ve 53 maddelerinin uygulanması konusundaki yargılama hatasıdır; Mahkeme, temyiz gerekçelerinin yerinde bulunduğunu kabul ederek kararın bozulmasına karar verdi ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini emretti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tekerrüre esas alınan İzmir 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 13.11.2008 tarih ve 2363/1569 sayılı eski mahkumiyet kararında da TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanık hakkında cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanıkla, katılanın 4 yıldır resmi nikah olmadan yaşadıkları, her ikisinin de önceki eşlerinden olan çocuklarının bulunduğu, sanığın “çocuğunu kaçıracağım, peşini bırakmam, birlikte yaşayalım” şeklindeki sözlerle tehditte bulunduğunun iddia ve kabul edilmesi karşısında; sözlerin, ne şekilde TCK’nın 106/1. maddenin ilk cümlesi kapsamında hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit olduğu açıklanmadan, TCK’nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesi gereğince sair kötülük niteliğinde olup olmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Tanığı olmayan olayda sanığın, katılanın kendisine tehdit ve hakaret ettiğini ileri sürmesi karşısında, haksız tahrik indirimi uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3) Hapis cezasının yasal sonucu olarak TCK’nın 53. maddesindeki haklardan yoksunluk kararı verilmeyerek CMK’nın 230/1-c bendine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tekerrüre esas alınan İzmir 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 13.11.2008 tarih ve 2363/1569 sayılı eski mahkumiyet kararında da TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanık hakkında cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanıkla, katılanın 4 yıldır resmi nikah olmadan yaşadıkları, her ikisinin de önceki eşlerinden olan çocuklarının bulunduğu, sanığın “çocuğunu kaçıracağım, peşini bırakmam, birlikte yaşayalım” şeklindeki sözlerle tehditte bulunduğunun iddia ve kabul edilmesi karşısında; sözlerin, ne şekilde TCK’nın 106/1. maddenin ilk cümlesi kapsamında hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit olduğu açıklanmadan, TCK’nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesi gereğince sair kötülük niteliğinde olup olmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Tanığı olmayan olayda sanığın, katılanın kendisine tehdit ve hakaret ettiğini ileri sürmesi karşısında, haksız tahrik indirimi uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3) Hapis cezasının yasal sonucu olarak TCK’nın 53. maddesindeki haklardan yoksunluk kararı verilmeyerek CMK’nın 230/1-c bendine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.