Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/17474 K.2013/27154
Özet: Uyuşmazlık, ruhsatsız silah taşıma ve yaralama suçlarıyla suça sürüklenen çocuğun hapis cezası ve adli para cezalarının taksitlendirilmesi ile ilgili temyiz başvurusudur; mahkeme, çocuğa ait kanıtların ve savunmaların eksiksiz sunulduğunu kabul ederek, hukuka aykırı hükümlerin düzeltilmesini ve kararın kesinleşme tarihinden itibaren adli para cezasının taksitlendirilmesine izin verilmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ...
SUÇLAR: Ruhsatsız silah taşıma, yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen ruhsatsız silah taşıma ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-5237 sayılı TCK'nın 52/4, 5275 sayılı Kanunun 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51. maddelerine aykırı olarak suça sürüklenen çocuğun aleyhine ve infaz yetkisini kısıtlar şekilde hükmedilen hapis cezalarından çevrilme adli para cezalarının, hükmün kesinleşmesinden itibaren taksitlendirilmesine karar verilmesi,
2-01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK'nın 50/6 madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilmesi, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenmesi ve 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde doğrudan verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin ve kısa süreli hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde de TCK'nın 50/6. maddesi gereğince hapis cezasının kısmen veya tamamen infaz edileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtar edilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının tebliğnameye uygun olarak, TCK'nın 52/4. maddesinin uygulandığı bölümlerden "hükmün kesinleşme tarihinden itibaren" ibaresi karardan çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 06/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ...
SUÇLAR: Ruhsatsız silah taşıma, yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen ruhsatsız silah taşıma ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-5237 sayılı TCK'nın 52/4, 5275 sayılı Kanunun 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51. maddelerine aykırı olarak suça sürüklenen çocuğun aleyhine ve infaz yetkisini kısıtlar şekilde hükmedilen hapis cezalarından çevrilme adli para cezalarının, hükmün kesinleşmesinden itibaren taksitlendirilmesine karar verilmesi,
2-01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK'nın 50/6 madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilmesi, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenmesi ve 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde doğrudan verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin ve kısa süreli hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde de TCK'nın 50/6. maddesi gereğince hapis cezasının kısmen veya tamamen infaz edileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtar edilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının tebliğnameye uygun olarak, TCK'nın 52/4. maddesinin uygulandığı bölümlerden "hükmün kesinleşme tarihinden itibaren" ibaresi karardan çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 06/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.