Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/9871 K.2012/9687
Gürültüye neden olmak suçundan sanık ... Genc'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 183/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Menemen Sulh Ceza Mahkemesinin 01/03/2007 tarihli ve 2006/714 esas, 2007/144 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi karsısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı yönündeki talep üzerine, sanık hakkında verilen söz konusu cezanın infaz edilmiş olduğundan, CMK. 231. madde yönünden karar verilemeyeceğinden bahisle talebin reddine ilişkin Menemen Sulh Ceza Mahkemesinin 22/02/2010 tarihli ve 2006/714 esas, 2007/144 sayılı ek kararma karşı yapılan itirazın reddine dair Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2010 tarihli ve 2010/52 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 21.03.2012 gün ve 17268 sayılı yazı ile yasa yararına bozıümasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2012 gün ve 93670 sayılı istem yazısıyla dava dosyas; Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında yer alan, "Kesinleşmiş hükümlerde, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6 veya 5271 sayılı Yasanın 50 ya da 51. maddelerinin uygulanıp, uygulanmamasının ... , eski yasa döneminde işlenip, adli sicilden silinme koşullan oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı," şeklindeki açıklama karşısında, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yönündeki talebi üzerine, mahkemesince sanığın hukuki yararı göz önüne alınarak, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yaparak sonucuna göre bir karar vermesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
Sanık hakkında kesinleşen adli para cezası infaz edildikten sonra, yasal değişiklik üzerine sanık müdafiinin CYY'nın 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesı talebinin Menemen Sulh Ceza Mahkemesinin, infaz edilmiş hükümler için anılan maddenin uygulama olanağının bulunmadığı biçimindeki gerekçe ile reddine dair kararına karşı itiraz üzerine Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesi, itiraz edilen kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. Yasa yararına bozmaya konu Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ret kararında gerekçeye yönelik bir değerlendirme yer almamaktadır. Sanığın adli sicil kaydındaki mühür bozma suçundan 17.04.2003 tarihinde infaz edilen adli para cezasına ilişkin hükümlülüğü CYY'nın 231/6-a. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmektedir. Buna göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları, kesinleşen ve infaz edilen hüküm tarihi itibarı ile bulunmadığından, itirazın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebiiğnamedeki düşünce, yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden CYY'nın 309. maddesi koşullarını taşımayan YASA YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İstem yazısında "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında yer alan, "Kesinleşmiş hükümlerde, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6 veya 5271 sayılı Yasanın 50 ya da 51. maddelerinin uygulanıp, uygulanmamasının ... , eski yasa döneminde işlenip, adli sicilden silinme koşullan oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı," şeklindeki açıklama karşısında, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yönündeki talebi üzerine, mahkemesince sanığın hukuki yararı göz önüne alınarak, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yaparak sonucuna göre bir karar vermesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
Sanık hakkında kesinleşen adli para cezası infaz edildikten sonra, yasal değişiklik üzerine sanık müdafiinin CYY'nın 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesı talebinin Menemen Sulh Ceza Mahkemesinin, infaz edilmiş hükümler için anılan maddenin uygulama olanağının bulunmadığı biçimindeki gerekçe ile reddine dair kararına karşı itiraz üzerine Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesi, itiraz edilen kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. Yasa yararına bozmaya konu Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ret kararında gerekçeye yönelik bir değerlendirme yer almamaktadır. Sanığın adli sicil kaydındaki mühür bozma suçundan 17.04.2003 tarihinde infaz edilen adli para cezasına ilişkin hükümlülüğü CYY'nın 231/6-a. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmektedir. Buna göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları, kesinleşen ve infaz edilen hüküm tarihi itibarı ile bulunmadığından, itirazın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebiiğnamedeki düşünce, yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden CYY'nın 309. maddesi koşullarını taşımayan YASA YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.