Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/9865 K.2012/10242
Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 5237 ... ... Ceza Kanunu'nun 32/1, 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanununun 223/3-a. maddeleri gereğince sanığa ceza verilmesine ver olmadığına, sanığın tedavisine ilişkin sağlık durumunun zorunlu olmaması halinde yatılı olmayacak hiçimde, ancak bir Devlet hastanesi veya üniversite hastanesinde düzenli olarak devamlı biçimde tedavisinin yapılmasına, bu şekilde güvenlik tedbiri uygulanmasına dair Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 26.05.2011 tarihli ve 2008/1436 esas, 2011/792 ... kararının Adalet Bakanlığınca 01.03.2012 gün ve 2012/13118 ... yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2012 gün ve 2012/82007 ... istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında "Dosya kapsamına göre; 5237 ... Kanun’un 57. maddesinde akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin ne şekilde uygulanacağı açıkça düzenlenmiş olup, anılan madde gereğince hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen kişinin yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınması gerektiği, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabileceği cihetle, mahkemece sanık hakkında 5237 ... Kanunun 57. maddesindeki akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekirken yazık şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5237 ... Yasa'nın 57 maddesinde akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanma şekli düzenlenmiş olup, hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen kişinin yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda koruma ve tedavi altına alınması gerektiği, bu kurumca düzenlenecek sağlık kurulu raporunda toplum için tehlikeliliğinin ortadan kalktığı ya da önemli ölçüde azaldığının belirlenmesi halinde mahkemece serbest bırakılmasına karar verileceği, aynı maddenin 3. fıkrasında "Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise bunun süre ve aralıkları belirtilir." biçimindeki düzenlemeyle de, tedavi süresinin sağlık kurulu raporuyla belirleneceği öngörülmüştür. Görüleceği üzere anılan maddede, hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş akıl hastasının yerleştirileceği sağlık kuruluşunun, koruma ve tedavinin ve sonrasında da tıbbi kontrol ve takibin süresini belirleme konusunda mahkemeye takdir ... verilmemiştir. Buna göre sanık hakkında TCK'nın 57. maddesindeki akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infaz aşamasında belirlenmesi gereken yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunu gösterir ve yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunun raporuyla belirlenmesi gereken sanığın ne zaman serbest bırakılabileceği, sonrasında da tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, takibin süre ve aralıkları konularında yetki sınırını aşar biçimde karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın düzenlediği istem yazısındaki düşünce, yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen, 26.05.2011 gün 2008/1436 esas-2011/792 karar ... kararın, CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-d fıkrası gergince, bozma nedenine göre uygulama yapılarak,
Sanık hakkında 5237 ... TCK.nın 32. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, anılan yasanın 57/1-2-3-4. madde ve fıkraları uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına, karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İstem yazısında "Dosya kapsamına göre; 5237 ... Kanun’un 57. maddesinde akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin ne şekilde uygulanacağı açıkça düzenlenmiş olup, anılan madde gereğince hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen kişinin yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınması gerektiği, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabileceği cihetle, mahkemece sanık hakkında 5237 ... Kanunun 57. maddesindeki akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekirken yazık şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5237 ... Yasa'nın 57 maddesinde akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanma şekli düzenlenmiş olup, hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen kişinin yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda koruma ve tedavi altına alınması gerektiği, bu kurumca düzenlenecek sağlık kurulu raporunda toplum için tehlikeliliğinin ortadan kalktığı ya da önemli ölçüde azaldığının belirlenmesi halinde mahkemece serbest bırakılmasına karar verileceği, aynı maddenin 3. fıkrasında "Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise bunun süre ve aralıkları belirtilir." biçimindeki düzenlemeyle de, tedavi süresinin sağlık kurulu raporuyla belirleneceği öngörülmüştür. Görüleceği üzere anılan maddede, hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş akıl hastasının yerleştirileceği sağlık kuruluşunun, koruma ve tedavinin ve sonrasında da tıbbi kontrol ve takibin süresini belirleme konusunda mahkemeye takdir ... verilmemiştir. Buna göre sanık hakkında TCK'nın 57. maddesindeki akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infaz aşamasında belirlenmesi gereken yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunu gösterir ve yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunun raporuyla belirlenmesi gereken sanığın ne zaman serbest bırakılabileceği, sonrasında da tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, takibin süre ve aralıkları konularında yetki sınırını aşar biçimde karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın düzenlediği istem yazısındaki düşünce, yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen, 26.05.2011 gün 2008/1436 esas-2011/792 karar ... kararın, CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-d fıkrası gergince, bozma nedenine göre uygulama yapılarak,
Sanık hakkında 5237 ... TCK.nın 32. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, anılan yasanın 57/1-2-3-4. madde ve fıkraları uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına, karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.