Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/9524 K.2012/24308
Özet: Uyuşmazlık, sanığın belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi bir alanda yapı kirliliğine neden olması iddiasıyla ilgili olarak Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/9524 E. ve 2012/24308 K. kararının temyiz edilmesiyle ortaya çıktı; mahkeme, belediye sınırları ve imar rejimi konusundaki eksik araştırma, yapı tatil zaptı belgelerinin dosyada bulunmaması ve yasal gerekliliklerin ihlaline dayanarak kararı bozdu. Mahkeme, kararın bozulmasına karar vererek davayı esas/hüküm mahkemesine gönderdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Davaya konu yapıya ilişkin belediye görevlilerince düzenlenen yapı tatil zaptının aslı veya onaylı fotokopisinin denetime imkan sağlayacak şekilde dosya içerisine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca mücavir alanda suçun oluşmayacağı gözetilerek, suça konu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı konusunda araştırma yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3- CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın kendisine ait taşınmaza ruhsatsız olarak bina yaptığının saptanması ve bu nedenle yargılamaya konu olayda sanık tarafından kişilere veya kamuya ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmaması karşısında; TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "çevre sakinlerinin ve kamunun uğradığı zarar nazara alınarak" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Davaya konu yapıya ilişkin belediye görevlilerince düzenlenen yapı tatil zaptının aslı veya onaylı fotokopisinin denetime imkan sağlayacak şekilde dosya içerisine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca mücavir alanda suçun oluşmayacağı gözetilerek, suça konu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı konusunda araştırma yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3- CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın kendisine ait taşınmaza ruhsatsız olarak bina yaptığının saptanması ve bu nedenle yargılamaya konu olayda sanık tarafından kişilere veya kamuya ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmaması karşısında; TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "çevre sakinlerinin ve kamunun uğradığı zarar nazara alınarak" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.