Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/9502 K.2013/26166
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-1412 Sayılı CMUK’nın 310. maddesi gereğince O Yer ve Üst Cumhuriyet Savcılarının yargı çevrelerindeki Ceza Mahkemesi kararlarına karşı 1 aylık süre içerisinde temyiz yoluna başvurabileceği nazara alınarak, Üst Cumhuriyet Savcısının 27.10.2009 havale tarihli temyiz isteminin kanuni süreden sonra olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca tebliğname uygun olarak, Üst Cumhuriyet Savcısının TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanığın temyizine gelince;
Sanığın 22.04.2009 tarihli duruşmada bildirdiği adres yerine, önceki adresine Tebligat Kanunun 35. maddesine göre çıkartılan tebliğ usülsüz olduğundan, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın mağduru aynı kasıt altında değişik saatlerde birden fazla kez tehdit ettiği kabul edilmesine rağmen TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmamış ve TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesindeki yaptırım hapis cezası olduğu halde ... cezanın hapis olarak belirlendikten sonra adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, doğrudan adli para cezasına hükmedilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılmayacağı,
Eleştiri dışında cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-1412 Sayılı CMUK’nın 310. maddesi gereğince O Yer ve Üst Cumhuriyet Savcılarının yargı çevrelerindeki Ceza Mahkemesi kararlarına karşı 1 aylık süre içerisinde temyiz yoluna başvurabileceği nazara alınarak, Üst Cumhuriyet Savcısının 27.10.2009 havale tarihli temyiz isteminin kanuni süreden sonra olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca tebliğname uygun olarak, Üst Cumhuriyet Savcısının TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanığın temyizine gelince;
Sanığın 22.04.2009 tarihli duruşmada bildirdiği adres yerine, önceki adresine Tebligat Kanunun 35. maddesine göre çıkartılan tebliğ usülsüz olduğundan, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın mağduru aynı kasıt altında değişik saatlerde birden fazla kez tehdit ettiği kabul edilmesine rağmen TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmamış ve TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesindeki yaptırım hapis cezası olduğu halde ... cezanın hapis olarak belirlendikten sonra adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, doğrudan adli para cezasına hükmedilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılmayacağı,
Eleştiri dışında cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.