Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/8991 K.2013/26630
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mağdur üzerindeki tehdit iddiaları ve kısa süreli hapis cezasının gönüllü çalışma şartlarıyla ilgili yasal uygulama uyuşmazlığıdır; Mahkeme, temyiz gerekçelerinin yerinde bulunduğunu kabul ederek kararın bozulmasını, dosyanın esas mahkemeye gönderilmesini ve 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağduru tehdit etmediğini savunması, tanık ...'ın soruşturma aşamasındaki anlatımında, kendisinin ve kardeşlerinin sanığın mağdura yönelik tehditlerinden etkilendiklerini belirtmesi, yargılama sırasında alınan ifadesinde ise, sanığın tehdit içeren sözler söylediğini duymadığını belirtmesi, mağdurun soruşturma evresindeki anlatımında, sanığın eşyaları götürüp satmak istediği zaman karşı çıktığında kendisini tehdit ettiğini ifade etmesi, mahkeme aşamasında ise, sanığın tehdit sözü kullanmadığını belirtmesi karşısında, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle ... tutulduğunun açıklanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de,
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCK'nın 50/1-f maddesinde mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine karşın, sanığa gönüllü olup olmadığı sorulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağduru tehdit etmediğini savunması, tanık ...'ın soruşturma aşamasındaki anlatımında, kendisinin ve kardeşlerinin sanığın mağdura yönelik tehditlerinden etkilendiklerini belirtmesi, yargılama sırasında alınan ifadesinde ise, sanığın tehdit içeren sözler söylediğini duymadığını belirtmesi, mağdurun soruşturma evresindeki anlatımında, sanığın eşyaları götürüp satmak istediği zaman karşı çıktığında kendisini tehdit ettiğini ifade etmesi, mahkeme aşamasında ise, sanığın tehdit sözü kullanmadığını belirtmesi karşısında, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle ... tutulduğunun açıklanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
2-Kabule göre de,
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCK'nın 50/1-f maddesinde mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine karşın, sanığa gönüllü olup olmadığı sorulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.