Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/6845 K.2012/8634
5320 sayılı CYY. Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1 maddesine 5560 sayılı Yasa ile eklenen son cümlede "Yargıtay ceza daireleri ile Ceza Genel Kurulu kararlarındaki yazıma ilişkin maddi hataların düzeltilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ilgili ceza dairesi veya Ceza Genel Kuruluna başvurabilir." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2012 tarih ve 55436 sayılı yazısında yerel mahkemenin verdiği karar tarihinden sonra zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının doğrudan düşürülmesinden önce bozma kararı verilmesi gerektiği ileri sürülerek söz konusu maddi hatanın düzeltilmesi talep edilmiştir. Yapılan incelemede Dairemizin 10.01.2012 tarih ve 2011/629-2012/290 sayılı kararında yazım yanılgısı olarak nitelenebilecek herhangi bir maddi hatanın bulunmadığı görülmüştür. Talep yazısında belirtildiği gibi kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesinden önce yerel mahkemenin kararının bozulmasına hükmedilebilmesi için halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı C.Y.Y.'nın 321.ve 322.maddelerinde de öngörüldüğü üzere yerel mahkemece verilen tarih itibariyle bir hukuka aykırılık halinin varlığının saptanması gerekmektedir. Somut olayda yerel mahkeme hükmünün bozulmasını gerektiren herhangi bir hukuka aykırılık nedeni tespit edilememiştir. Zamanaşımı süresi yerel mahkeme kararından sonra temyiz süreci içerisinde dolduğuna göre kurulduğu tarih itibariyle hükümde bu yönden bir kanuna aykırılık bulunmamaktadır. O halde, Yargıtay'ın inceleme yaptığı tarihte gerekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesine yasal bir engel yoktur.
Açıklanan nedenlerle istem yazısındaki düşünce yerinde görülmediğinden,5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Dairemizin, 10.01.2012 tarih ve 2011/629-2012/290 sayılı kararıyla ilgili maddi hata düzeltme isteğinin REDDİNE, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2012 tarih ve 55436 sayılı yazısında yerel mahkemenin verdiği karar tarihinden sonra zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının doğrudan düşürülmesinden önce bozma kararı verilmesi gerektiği ileri sürülerek söz konusu maddi hatanın düzeltilmesi talep edilmiştir. Yapılan incelemede Dairemizin 10.01.2012 tarih ve 2011/629-2012/290 sayılı kararında yazım yanılgısı olarak nitelenebilecek herhangi bir maddi hatanın bulunmadığı görülmüştür. Talep yazısında belirtildiği gibi kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesinden önce yerel mahkemenin kararının bozulmasına hükmedilebilmesi için halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı C.Y.Y.'nın 321.ve 322.maddelerinde de öngörüldüğü üzere yerel mahkemece verilen tarih itibariyle bir hukuka aykırılık halinin varlığının saptanması gerekmektedir. Somut olayda yerel mahkeme hükmünün bozulmasını gerektiren herhangi bir hukuka aykırılık nedeni tespit edilememiştir. Zamanaşımı süresi yerel mahkeme kararından sonra temyiz süreci içerisinde dolduğuna göre kurulduğu tarih itibariyle hükümde bu yönden bir kanuna aykırılık bulunmamaktadır. O halde, Yargıtay'ın inceleme yaptığı tarihte gerekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesine yasal bir engel yoktur.
Açıklanan nedenlerle istem yazısındaki düşünce yerinde görülmediğinden,5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Dairemizin, 10.01.2012 tarih ve 2011/629-2012/290 sayılı kararıyla ilgili maddi hata düzeltme isteğinin REDDİNE, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.