Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/28176 K.2013/29231
Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 13/02/2008 tarih ve 2007/675 esas, 2008/157 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 25/04/2012 gün ve 2010/11206 esas, 2012/10004 sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Kişilik özellikleri olumlu bulunarak hapis cezasında TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılıp, aynı kanunun 51. maddesine göre cezası ertelenen ve sabıkası bulunmayan sanık hakkında, "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklindeki yasal olmayan ve çelişkili gerekçeyle hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, " karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2012 tarih ve 2008/141384 sayılı yazısı ile;
" ….Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m. 51), yapılan yargılama sonucunda, hükmolunan hapis cezasının sanığın kanunda belirtilen koşulları taşıması halinde, denetim süresi denilen belirli bir süre için infazının geri bırakılması anlamına gelmektedir. Erteleme, iyileştirme esaslarına uygun olarak suçlunun topluma yeniden kazandırılması, cezanın bireyselleştirilmesi ve kısa süreli hapis cezalarının infazından doğabilecek sakıncaların giderilmesi amacını taşıyan infaz hukuku kurumudur.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile cezaların ertelenmesi kurumu birbirine benzeyen ve fakat tamamen başka kurumlardır. Zira hapis cezasının ertelenmesi bir infaz hukuku kurumu iken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, karma niteliğe haiz muhakeme hukuku kurumudur. Öte yandan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, koşulların yerine getirilmesi halinde, sanık hiç yargılanmamış gibi kabul edilerek kamu davasının düşürülmesine karar verilir(CMK m.231/10). Oysa ki hapis cezasının ertelenmesi halinde, sanık deneme süresi içerisinde erteleme koşullarına uygun hareket ederek bu süreyi tamamlaması halinde, ceza infaz edilmiş sayılır ve mahkumiyet hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçları geçerliliklerini korumaya devam ederler.
Somut olayda, yerel mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından subjektif değerlendirme ölçütüne uygun olarak bu kurumun uygulanmamasına karar verilmesine karşın hapis cezasının ertelenmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Sonuç ve istem : Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 25/04/2012 gün ve 2010/11206 esas, 2012/10004 karar sayılı Bozma kararı kaldırılarak, Yerel Mahkemenin hükmünün ONANMASINA, karar verilmesi,
İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Cezanın bireyselleştirilmesine ve CMK’nın 231. maddesindeki subjektif koşulun değerlendirilmesine yönelik mahkemece ortaya konulan gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla,
Dairemizce verilen 25/04/2012 gün ve 2010/11206 esas, 2012/10004 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
... 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 13/02/2008 tarih ve 2007/675 esas, 2008/157 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, itiraz yazısına uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dairemizin 25/04/2012 gün ve 2010/11206 esas, 2012/10004 sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Kişilik özellikleri olumlu bulunarak hapis cezasında TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapılıp, aynı kanunun 51. maddesine göre cezası ertelenen ve sabıkası bulunmayan sanık hakkında, "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklindeki yasal olmayan ve çelişkili gerekçeyle hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, " karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2012 tarih ve 2008/141384 sayılı yazısı ile;
" ….Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m. 51), yapılan yargılama sonucunda, hükmolunan hapis cezasının sanığın kanunda belirtilen koşulları taşıması halinde, denetim süresi denilen belirli bir süre için infazının geri bırakılması anlamına gelmektedir. Erteleme, iyileştirme esaslarına uygun olarak suçlunun topluma yeniden kazandırılması, cezanın bireyselleştirilmesi ve kısa süreli hapis cezalarının infazından doğabilecek sakıncaların giderilmesi amacını taşıyan infaz hukuku kurumudur.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile cezaların ertelenmesi kurumu birbirine benzeyen ve fakat tamamen başka kurumlardır. Zira hapis cezasının ertelenmesi bir infaz hukuku kurumu iken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, karma niteliğe haiz muhakeme hukuku kurumudur. Öte yandan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, koşulların yerine getirilmesi halinde, sanık hiç yargılanmamış gibi kabul edilerek kamu davasının düşürülmesine karar verilir(CMK m.231/10). Oysa ki hapis cezasının ertelenmesi halinde, sanık deneme süresi içerisinde erteleme koşullarına uygun hareket ederek bu süreyi tamamlaması halinde, ceza infaz edilmiş sayılır ve mahkumiyet hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçları geçerliliklerini korumaya devam ederler.
Somut olayda, yerel mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından subjektif değerlendirme ölçütüne uygun olarak bu kurumun uygulanmamasına karar verilmesine karşın hapis cezasının ertelenmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Sonuç ve istem : Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 25/04/2012 gün ve 2010/11206 esas, 2012/10004 karar sayılı Bozma kararı kaldırılarak, Yerel Mahkemenin hükmünün ONANMASINA, karar verilmesi,
İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Cezanın bireyselleştirilmesine ve CMK’nın 231. maddesindeki subjektif koşulun değerlendirilmesine yönelik mahkemece ortaya konulan gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla,
Dairemizce verilen 25/04/2012 gün ve 2010/11206 esas, 2012/10004 karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
... 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 13/02/2008 tarih ve 2007/675 esas, 2008/157 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, itiraz yazısına uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.