Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/28126 K.2013/28408
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02/02/2007 tarih ve 2006/448 esas, 2007/22 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 27.12.2011 gün ve 2009/24216 esas, 2011/25341 sayılı kararıyla;
" 2-Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, adli sicil kaydındaki hükümlülüklerin silinme koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenip, ceza kararnamesiyle hükmedilen cezaların CYY.nın 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmayacağı da gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA," karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/02/2012 gün ve 2007/219597 sayılı yazısı ile;
"Somut olayda sanığın adli sicil kaydında gözüken mahkumiyet ceza kararnamesi ile verilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükme göre;
... Sulh Ceza Mahkemesince 18.09.2002 gün ve 87-386 sayılı ilamı ile, 23.12.2001 tarihinde işlenen kasten yaralama suçundan, 765 sayılı TCY'nın 456/4, ve 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri uyarınca verilen 142.365.600 TL para cezasının ertelendiği, hükmün 11.10.2002 tarihinde kesinleştiği ve 5 yıllık deneme süresi içinde uyuşmazlık konusu suçun işlendiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, adli sicil kaydında kasten yaralama suçundan bir mahkûmiyet hükmü bulunması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanması koşulları oluşmadığı, kaldı ki, söz konusu mahkumiyet hükmünün ceza kararnamesi ile kurulmuş olsa dahi Özel Dairece bu konunun bozma nedeni sayılması isabetli bulunmamaktadır. Yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç ve istem : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle itirazın kabulü ile,
1- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin, 27.12.2011 tarih ve 2009/24216 esas, 2011/25341 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2- ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.02.2007 gün ve 2006/448 - 2007/22 esas karar sayılı hükmünün ONANMASINA,
Karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dosyanın incelenmesinde, sanık ...’ın adli sicil kaydında ... Sulh Ceza Mahkemesinin 18.09.2002 tarih ve 87-386 sayılı kararı ile yaralama suçundan erteli adli para cezası verildiği, kararın 11.10.2002 tarihinde kesinleştiği, karar tarihi üzerinden 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre geçmeden suç işlenmesi nedeniyle silinme koşullarının oluşmadığı ve bu ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil ettiği anlaşıldığından,
Dairemizce verilen 27.12.2011 gün ve 2009/24216 esas, 2011/25341 karar sayılı bozma kararının, sanık ... yönünden KALDIRILMASINA,
... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02/02/2007 tarih ve 2006/448 esas, 2007/22 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Suçun birden fazla kişi tarafından, birden fazla görevliye karşı işlenmesi nedeniyle, TCK'nın 265/3 ve 43/2. maddeleri uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, itiraz yazısına uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, diğer sanıklar hakkında Dairemizin 27.12.2011 gün ve 2009/24216 esas, 2011/25341 sayılı kararındaki hususların olduğu gibi bırakılmasına, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dairemizin 27.12.2011 gün ve 2009/24216 esas, 2011/25341 sayılı kararıyla;
" 2-Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, adli sicil kaydındaki hükümlülüklerin silinme koşullarının oluşup oluşmadığı irdelenip, ceza kararnamesiyle hükmedilen cezaların CYY.nın 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmayacağı da gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA," karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/02/2012 gün ve 2007/219597 sayılı yazısı ile;
"Somut olayda sanığın adli sicil kaydında gözüken mahkumiyet ceza kararnamesi ile verilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükme göre;
... Sulh Ceza Mahkemesince 18.09.2002 gün ve 87-386 sayılı ilamı ile, 23.12.2001 tarihinde işlenen kasten yaralama suçundan, 765 sayılı TCY'nın 456/4, ve 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri uyarınca verilen 142.365.600 TL para cezasının ertelendiği, hükmün 11.10.2002 tarihinde kesinleştiği ve 5 yıllık deneme süresi içinde uyuşmazlık konusu suçun işlendiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, adli sicil kaydında kasten yaralama suçundan bir mahkûmiyet hükmü bulunması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanması koşulları oluşmadığı, kaldı ki, söz konusu mahkumiyet hükmünün ceza kararnamesi ile kurulmuş olsa dahi Özel Dairece bu konunun bozma nedeni sayılması isabetli bulunmamaktadır. Yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç ve istem : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle itirazın kabulü ile,
1- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin, 27.12.2011 tarih ve 2009/24216 esas, 2011/25341 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2- ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.02.2007 gün ve 2006/448 - 2007/22 esas karar sayılı hükmünün ONANMASINA,
Karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dosyanın incelenmesinde, sanık ...’ın adli sicil kaydında ... Sulh Ceza Mahkemesinin 18.09.2002 tarih ve 87-386 sayılı kararı ile yaralama suçundan erteli adli para cezası verildiği, kararın 11.10.2002 tarihinde kesinleştiği, karar tarihi üzerinden 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre geçmeden suç işlenmesi nedeniyle silinme koşullarının oluşmadığı ve bu ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil ettiği anlaşıldığından,
Dairemizce verilen 27.12.2011 gün ve 2009/24216 esas, 2011/25341 karar sayılı bozma kararının, sanık ... yönünden KALDIRILMASINA,
... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02/02/2007 tarih ve 2006/448 esas, 2007/22 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Suçun birden fazla kişi tarafından, birden fazla görevliye karşı işlenmesi nedeniyle, TCK'nın 265/3 ve 43/2. maddeleri uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, itiraz yazısına uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, diğer sanıklar hakkında Dairemizin 27.12.2011 gün ve 2009/24216 esas, 2011/25341 sayılı kararındaki hususların olduğu gibi bırakılmasına, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.