Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/27901 K.2014/12270
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hakaret ve yaralama suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusudur; Mahkeme, temyizin süresinde kabul edilerek esasına geçip, savunma gerekçelerini yetersiz bulmuş, hem hakaret hem de yaralama kararlarını onaylayarak temyizi reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanık ...'ın temyizinin kapsamının kendisi hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Haber verilen komşunun ad ve soyadı yazılmadan Tebligat Kanununun 21. maddesine aykırı olarak yapılan tebligattan 27.12.2010 günü haberdar olup kararı temyiz eden sanığın temyizi süresinde kabul edilerek işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
1-Sanık ...'e yükletilen hakaret ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanunlar uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...'in, ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
Sanığın aşamalarda “sanık ...'in küfür etmesi ve kendisine saldırması üzerine ittiği” şeklindeki savunması ve tanık ...'ın sanığı doğrular nitelikteki beyanı karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanık ...'ın temyizinin kapsamının kendisi hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Haber verilen komşunun ad ve soyadı yazılmadan Tebligat Kanununun 21. maddesine aykırı olarak yapılan tebligattan 27.12.2010 günü haberdar olup kararı temyiz eden sanığın temyizi süresinde kabul edilerek işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
1-Sanık ...'e yükletilen hakaret ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanunlar uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...'in, ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
Sanığın aşamalarda “sanık ...'in küfür etmesi ve kendisine saldırması üzerine ittiği” şeklindeki savunması ve tanık ...'ın sanığı doğrular nitelikteki beyanı karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.