Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/24237 K.2012/28083
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-) 05.03.2003 tarihinde Malatya İdare Mahkemesi'ne süresinde dava açmama, 18.05.2001 tarihinde Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin duruşmalarını takip etmeyerek davanın açılmamış sayılmasına sebebiyet verme, 19.04.2003 tarihinde Pütürge Sulh Hukuk Mahkemesi'nce gönderilen temyiz dilekçesine cevap vermeme, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki 16.04.2004 tarihine kadar duruşmaları takip etmeme eylemlerine yönelik temyiz incelemesinde:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suçların oluştuğu 05.03.2003, 18.05.2001, 19.04.2003 ve 16.04.2004 tarihlerine göre temyiz süreci içinde sanık yararına olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu sebeple yerinde bulunmakla 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVALARININ DÜŞMESİNE,
B-) 14.04.2005 tarihli Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki oturuma katılmama ve 27.10.2004 tarihinde Malatya İcra Hukuk Mahkemesi'ndeki duruşmayı takip etmeyerek davanın açılmamış sayılmasına sebebiyet verme eylemlerine yönelik temyize gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık avukatın; katılanın vekili olarak takip ettiği ceza ve hukuk davalarının duruşmalarına özürsüz katılmama, hukuk davasının takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılıp nihayetinde davanın açılmamış sayılmasına neden olma biçimindeki eylemlerinin; 5237 sayılı TCK'nın 257/2 (765 sayılı TCK'nın 230/1) maddesine uyan ihmali davranışla görevi kötüye suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yanlış değerlendirme sonucu ilgili eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 257/1(765 sayılı TCK'nın 240/1) maddesi kapsamında değerlendirilip mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2- Sonuç cezanın adli para cezası olması karşısında 765 sayılı TCK'nın 230/1. maddesi uyarınca verilecek adli para cezasının erteleme olanağı bulunması nedeniyle sanık lehine olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-) 05.03.2003 tarihinde Malatya İdare Mahkemesi'ne süresinde dava açmama, 18.05.2001 tarihinde Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin duruşmalarını takip etmeyerek davanın açılmamış sayılmasına sebebiyet verme, 19.04.2003 tarihinde Pütürge Sulh Hukuk Mahkemesi'nce gönderilen temyiz dilekçesine cevap vermeme, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki 16.04.2004 tarihine kadar duruşmaları takip etmeme eylemlerine yönelik temyiz incelemesinde:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suçların oluştuğu 05.03.2003, 18.05.2001, 19.04.2003 ve 16.04.2004 tarihlerine göre temyiz süreci içinde sanık yararına olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu sebeple yerinde bulunmakla 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVALARININ DÜŞMESİNE,
B-) 14.04.2005 tarihli Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki oturuma katılmama ve 27.10.2004 tarihinde Malatya İcra Hukuk Mahkemesi'ndeki duruşmayı takip etmeyerek davanın açılmamış sayılmasına sebebiyet verme eylemlerine yönelik temyize gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık avukatın; katılanın vekili olarak takip ettiği ceza ve hukuk davalarının duruşmalarına özürsüz katılmama, hukuk davasının takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılıp nihayetinde davanın açılmamış sayılmasına neden olma biçimindeki eylemlerinin; 5237 sayılı TCK'nın 257/2 (765 sayılı TCK'nın 230/1) maddesine uyan ihmali davranışla görevi kötüye suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yanlış değerlendirme sonucu ilgili eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 257/1(765 sayılı TCK'nın 240/1) maddesi kapsamında değerlendirilip mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2- Sonuç cezanın adli para cezası olması karşısında 765 sayılı TCK'nın 230/1. maddesi uyarınca verilecek adli para cezasının erteleme olanağı bulunması nedeniyle sanık lehine olacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.