Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/21054 K.2012/29453
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın ruhsatsız bina yaparak imar kirliliğine neden olmasıdır; mahkeme, bu eylemin 5237 sayılı TCK 184. maddesi uyarınca suç olduğunu kabul ederek sanığı mahkum etmiştir. Mahkeme kararının temyizinde ise, temyiz gerekçelerinin yerinde görülmediği ve hukuki hataların bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-3194 sayılı İmar Kanunu'nun binayı tanımlayan 5. maddesi ve imar kirliliğine neden olma suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesi dikkate alındığında, suç olarak kabul edilen eylem, yapı ruhsatiyesi almadan veya ruhsata aykırı olarak "bina'" yapmak ya da yaptırmaktır. İmar Kanunu'na ya da imara ilişkin diğer yasal düzenlemelere aykırı olan ve ruhsat gerektiren eylemler, idari yaptırım kapsamına girse bile, TCK'nın 2/2 maddesine göre idare, düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza koyamayacağından, "bina" niteliğinde olmadığı sürece suç teşkil ettiği kabul edilemez.
Yargılamaya konu somut olayda; birinci katın bina cephesine 80 cm genişliğinde 25 metre uzunluğunda konsol çıkma ilave edilerek kapalı alan kazanılmasının ne şekilde bina olduğu açıklanmadan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-05/04/2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2010 olarak yazılması,
3-Kabule göre de; sanığa yükletilen kiracısı olduğu taşınmaz üzerine ruhsatsız bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "kamunun uğradığı zararın giderilmediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi.
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-3194 sayılı İmar Kanunu'nun binayı tanımlayan 5. maddesi ve imar kirliliğine neden olma suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesi dikkate alındığında, suç olarak kabul edilen eylem, yapı ruhsatiyesi almadan veya ruhsata aykırı olarak "bina'" yapmak ya da yaptırmaktır. İmar Kanunu'na ya da imara ilişkin diğer yasal düzenlemelere aykırı olan ve ruhsat gerektiren eylemler, idari yaptırım kapsamına girse bile, TCK'nın 2/2 maddesine göre idare, düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza koyamayacağından, "bina" niteliğinde olmadığı sürece suç teşkil ettiği kabul edilemez.
Yargılamaya konu somut olayda; birinci katın bina cephesine 80 cm genişliğinde 25 metre uzunluğunda konsol çıkma ilave edilerek kapalı alan kazanılmasının ne şekilde bina olduğu açıklanmadan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-05/04/2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2010 olarak yazılması,
3-Kabule göre de; sanığa yükletilen kiracısı olduğu taşınmaz üzerine ruhsatsız bina yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "kamunun uğradığı zararın giderilmediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi.
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.